HOUSTON - Draft geldi geçti. Aynı şekilde FA furyası ve Olimpiyatları
da geride bıraktık. Preseason'ın başlamasına sadece bir iki hafta kaldı. Ve
evet, resmi olarak basketbol sezonuna girmiş bulunmaktayız.
Bu nedenle sizleri basketbol yoksunluğundan bir nebze kurtarabilmek adına,
Rockets.Com önümüzdeki birkaç haftayı takımın önemli parçalarının yazı nasıl
geçirdiğini sizlere anlatmayı amaçlamış bir turla geçirecek. Tur bugün Steve
Francis'le yaptığımız söyleşiyle devam ediyor.
Jason: İlk olarak söylemeliyim ki, takımda zaman
zaman sakatlanan ve durumu belirsiz olan diğer oyunculara göre, sakatlığın ve
döneceğin tarihle ilgili çok fazla mail alıyorum. Bu gerçekten olağanüstü.
İnsanların senin durumunla ne kadar ilgilendiklerinin farkında mısın?
Steve: Bu sanırım kariyerime nerede
başladığımla alakalı bir durum. Kendimi Houston'ı, Rockets'ı ve herkesi sevmek
üzere yetiştirdim. Bu çok büyük bir şey ve ayrıca bu takımı daha iyi yerlere
getirme şansına sahip olmak da mükemmel bir his.
Jason: Öyleyse şimdi herkesin bir an önce
öğrenmek istediği soruya gelelim: Herkes eski Steve'i yeniden ne zaman
görebileceğimizi merak ediyor. Fiziksel olarak nasıl hissediyorsun?
Steve: Tabi ki de şu anda %100 hazır
olduğumu söyleyemem, zaten değilim. Hâlâ daha iyi olmak adına yapacağım şeyler
var. Zorlu bir süreç olacak gibi ama ben de elimden gelen fedakarlığı yapmaya
hazırım. Sezon başlangıcına yetişemesem bile en geç 3-4 hafta içinde %100 hale
gelirim. Fakat tamamen hazır hissetmeden, hala sakatlanma riskim varken sahaya
çıkmayı düşünmüyorum.
Jason: Yani kendini tekrardan hazır
hissedebilmek için bir 3-4 haftaya daha ihtiyacın olduğunu söylüyorsun?
Steve: Kendimi tamamen hazır hissedene kadar
evet. Geçirdiğim ameliyat sonrasında, normalde eski halime gelebilmem için 1
sene civarı geçmesi gerektiğini söylediler. Ben şu an altıncı aydayım ve 3-4
haftaya hazır olmayı umuyorum.
Jason: Peki bizlere yaz boyunca neler yaptığını
anlatabilir misin?
Steve: Tamamen rehabilite olmaya
odaklanmıştım, gerçek antrenmanlar yapmaya 2 hafta kadar önce başladım. Bu
antrenmanlar da topla değildi. Yüzme ve bunun gibi şeyler yapıyordum. Benim için
bu da bir ilerleme sayılır. Kendim için bir program hazırladım, bu nedenle geri
dönmek için kendimi zorlamıyorum. Bir önceki sakatlığımdan dönüşümde acele etmek
pek iyi gelmemişti.
Jason: Herhangi bir kişisel antrenörün var mı?
Steve: Evet. Kendi antrenörüm var. Anthony
Falsone. Yao ve ben aynı antrenörle çalışıyoruz ve kendisi gerçekten iyi iş
çıkarıyor.
Jason: Kısacası rehabilite döneminde, mantıklı
olarak sadece yüzüyorsun?
Steve: Evet aynen öyle. Sakatlığın tekrar
açığa çıkma riski olduğundan dolayı zorlayıcı işlerle uğraşmıyorum.
Jason: Yani şu an senin için en sağlıklı şey
kondisyon antrenmanları?
Steve: Evet kondisyon depolamaya
çalışıyorum.Yaklaşık olarak 8 aydır oynamıyorum. Talihsiz bir olay fakat ben
savaşçı ruhlu bir insanım ve tekrar parkelere dönebilmek için savaşıyorum.
Jason: Doktorların bu ameliyat hakkında,
yaklaşık 1 senelik bir iyileşme süreci gerektirdiğini söyledin. Sezon
başlangıcına dört nala bir giriş yapacak durumda olmadığını varsayarsak, sezonun
ikinci yarısında takım için önemli bir faktör olabileceğini düşünüyor musun?
Steve: Umutluyum. Yani demek istediğim,
gerçekçiyim. Şu anda sadece kampa katılmalı ve antrenman yapmalıyım. Somutça
görebileceğiniz gibi kilo vermeye çalışıyorum. Şu ana kadar yaklaşık 10 kilo
kaybettim. Geçen sene çok kilolu olduğumu söylüyorlardı. Şu anda ise tam 88
kiloyum ve kondisyonumu geri kazanmak için çabalamaktan başka yapabileceğim bir
şey kalmadı.
Jason: Hedefin bu kiloda mı kalmak?
Steve: Öyle umuyorum. (Gülerek) Yani
deneyeceğim.
Jason: Ağırlıkla antreman yapabilecek duruma
geldin mi peki?
Steve: Evet bayadır ağırlıklarla
uğraşıyorum. Ama dediğim gibi adamım, yakında bomba gibi döneceğim.
Jason: Takımdaki rolün hakkında neler
düşünüyorsun?
Steve: Bunu kampa girdikten sonra
öğrenebileceğim. Gerçek anlamda mücadelelere giremeyecek olsam da kendimi orada
kanıtlamam lazım. Bir kere fırsatı ele geçirdiğim zaman, gerçekten yapacak çok
şeyim var.
Jason: Rafer ve Aaron'a da sorduğum bir soruyu
sana da sormak istiyorum: Etrafıma bakıp takıma yeni katılan Barry, Artest ve
ayrıca bu takımın önemli dişlilerinden Yao, Tracy ve Scola'yı gördüğüm zaman, bu
takım bir oyun kurucunun rüyalarını süslüyor olmalı diye düşünüyorum. Bu senin
motivasyonuna, eski günlerine dönebilmen için pozitif bir etki sağlıyor mu?
Steve: Gerçekten sağlıyor. Hepimiz aynı
hedef doğrultusunda çalışıyoruz. Her pozisyonda kaliteli oyunculara sahip
olduğumuzu düşünüyorum. Ayrıca aldıkları süre zarfında sorumluluk alıp çok
kaliteli işler yapabilecek üç büyük adamımız var.
Jason: Geri döndükten sonra başarılı olacağına
kuşkuyla bakan bir sürü insan var. Bu seni nasıl etkiliyor?
Steve: Ben hiçbir kuşku duymuyorum!
Jason: Peki paraya doyduğun ve bundan dolayı
eski hevesinin kalmadığını söyleyenlere ne diyeceksin?
Steve: Onları da umursamıyorum. 10 senedir
para kazanıyorum, yani bu parayla ilgili bir şey değil, bilmem anlatabiliyor
muyum? Bu sadece benim sahaya çıkıp yapabileceklerimle ilgili bir şey.
Jason: Son olarak, son birkaç yılda yaşadığın
tüm olumsuzluklar senin basketbola olan tutkunu olumsuz etki etti mi?
Steve: Yaptığım tek şey tüm gün boyunca eski
maç kasetlerime bakmak. Eski kasetlerime bakıyorum ve o günleri gördükçe
tekrardan hırslanıyorum.
Çeviri: İlker Kaya
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|