 Atlanta'dan yayıncı Zheng Peng takımımızın yaşlı kurdu Deke ile uzun uzadıya konuştu. Pek çok çarpıcı ve ilgi çekici açıklamanın bulunduğu bu uzun röportaj sırasında tam 5 kere kahkaha atan (diğer gülmeleri saymıyoruz bile) Deke anlaşıldı ki halinden çok memnun. Takımın lideri olduğunu ve gelecek sezon bile ailesinden onay alması durumunda oynayabileceğini söyleyen Deke, ayrıca 3 takımın da kendi formasını emekli etmek istediğini belirtti... Daha fazlası mı? Buyrun bu zevkli röportajın çevirisine...
Muhabir: Deke, genel menajeriniz Daryl Morey'in size bir diğer yıl adına kontrat uzatma teklifi götürmeye hazır olduğunu duyduk. İlgini çekmedi mi?
Deke: (içtenlikle gülerek) Bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Bu sezon sona erdiğinde, bunu tekrar karımla konuşmalıyım. Ayrıca bunu çocuklarımla da tartışmalıyım. Bu arada, yine kendi durumum üzerinde biraz düşünüp taşınmaya da ihtiyacım var.
Muhabir: Senden gerçekten dürüst bir cevap istersek yani bir başka yıl adına anlaşma imzalama olasılığın hakkında, cevabın ne olacak ?
Deke: Mmm... Hala bu sezonun ardından emekliye ayrılmak durumunda olduğumu düşünüyorum. Bu her şeyden öte, bu sezon bütününde planladığım şeydi. Tabi , eğer düşüncem değişirse, tüm dünyanın verdiğim kararı hemen bilmesini sağlayacağım. HA HA HA !!
Muhabir: Yakın zamanda Yao Ming ile görüştün mü? Onun durumu veya hisleri hakkında ne düşünüyorsun?
Deke: Dün akşamdan evvel onun evindeydim, yaklaşık 4 saat de kaldım. Ona refakat ettim ve sohbet ettik. İyi görünüyordu. Takımın şu andaki başarısından dolayı da kesinlikle gurur duyacaktır. Ümitsiz veya yalnız hissetmesini istemiyorum ve ayrıca takım arkadaşlarının onun varlığını veya yaptığı katkıları unuttuğunu düşünmesini de istemiyorum. Bundan dolayı da, boş olduğum veya zamanım olduğu sürece, evine onu görmeye gideceğim ve takım arkadaşlarının onu nasıl özlediğini veya hepimizin onu nasıl sevdiğini anlatacağım.
Muhabir: Oyuncu tanıtımları ritüeli boyunca çok soğukkanlı ve emin görünüyordun. Bu ritüeli kendi yaratıcılığın ile mi planladın?
Deke: (gurur dolu bir yüz ifadesi ile) Tabi. Yani bunu gördün ve ayrıca böyle düşündün değil mi? Aslında Clutch'a her zaman bu kombinasyonlarla yani sağ sol dürtmelerimle vuruyorum. Ve boks da gerçekten ilgi çekici ve heyecan verici bir şey. Üstelik bu herif (Clutch) benim kendisine vurmam nedeniyle eğlenmiş görünüyordu. HA HA HA!!
Muhabir: Carl Landry sakatlandı, bu da senin daha fazla süre oynaman gerektiğini gösteriyor aslında. Yorulmuş hissettin mi?
Deke: Hayır, en azından şimdiye dek öyle hissetmedim. Koçun düzenlemesi çok iyi , ve o daima soluklanmam veya dinlenmem adına yeterli zamanı tanıyor. Oynama sürelerimin 20-25 dakika arası olacağını düşünmüştüm. Tabi hesapta olmasa da, yedek oyuncularımızın hepsi ön plana çıktı ve bu süreç boyunca çok iyi oynadı.
Muhabir: Kenara geldiğinde bile sık sık ayakta görünüyorsun, benchten kahkahalar atıyorsun ve bağırıyorsun. Bu herkeste merak uyandırıyor. Tam olarak ne için gülüyor veya bağırıyorsun?
Deke: (gülerek) Biliyor musun? Ben eski kafalı yaşlı bir adamım, ve uzun süredir bu ligdeyim ve bunu da çoğu kez gördüm. Daima saha kenarında bu genç takım arkadaşlarıma güldüm ve bağırdım, nitekim neyi yanlış yaptıkları konusunda uyarmış oldum, veya nerelerde olmaları, neye dikkat etmeleri gerektiğini anlattım. Bunun başka bir şey daha ifade edebileceğini düşünmüştüm yani bu takıma yardım getirebilirim. Bu da sahip olduğum deneyim doğrultusunda takıma yardım etmemle alakalı. Aslına bakılırsa, bu tür hisler oldukça hoşuma gidiyor.
Muhabir: Yani bu takımın liderinin sen olduğunu mu düşünüyorsun? Nitekim manevi bir liderlik?
Deke: Doğru! Kesinlikle ben bu takımın bir lideriyim. Biliyor musun, bir lider birçok şeyi yapmak zorunda. Her şeye rağmen antrenman boyunca veya saha içi yada saha dışında, zamanımın çoğunu bu takıma rehberlik etmek ve doğru karara yöneltmek adına önderlik ediyorum. Bu oyuncuların çoğu genç. Onların kendilerini eğitip, önderlik edecek eski kafalı bir adama ihtiyacı olduğunu biliyordum. Bu koca adam benim. HA HA HA !!!
Muhabir: Bazı insanlar senin takımın tamamının mizacını ve karakterini değiştirebilecek türde bir insan olduğunu söyledi ve hatta şehrin tamamını dahi. Bu görüşe şöyle bir baktığında ne düşünüyorsun ?
Deke: Bu benim görevim. Aile bireylerime teşekkür etmeliyim herhalde. Onların eğitimi bir insan olarak hayatımı etkiledi. Bunu daima söyledim, herhalde en çok borçlu hissedeceğim insanlar onlardır. Ayrıca Georgetown Üniversitesi koçu John Thompson Jr. , kendisinden birçok şey öğrenmemi sağladı. Ailemden uzak olduğumda da -yaklaşık 4-5 yıl- bana sürekli yardım eden de oydu. Bu yüzden tüm deneyimlerim benim bir oyuncu ve bir insan olarak mizacımı, karakterimi etkiledi ve şekillendirdi. Ve büyük olasılıkla bu da, neden bu tür bir insan olduğumun göstergesi.
Muhabir: Profesyonel kariyerin boyunca, birçok takım için oynadın. Hiç oynadığın bir takımda veya onun şehrinin kahramanı olduğunu hissettiğin türden bir his yaşadın mı, böyle bir takım var mıydı?
Deke: Evet, bu tür bir his yaşamıştım ve bu Denver'da oynarken olmuştu.
Muhabir: Siyah 8 Deneyimini mi kastediyorsun? Yani 8.sırada girdiğiniz play-off sürecinde 1. sıradan giren Seattle Supersonics'i elediğiniz yıl? (93/94)
Deke: Hayır, bundan daha ötesi. Denver Nuggets tarihinde, kendime bir pozisyon, bir yer bulduğumu düşünmüştüm. Bu yıllar boyunca da, insanlar, taraftarlar beni destekledi ve bu takımın kahramanıymışım gibi hissettim. Aynı zamanda şehrin de.
Muhabir: Yani Denver'da bir mucize yarattın ve şimdi Houston'da. Bu sezonda, takımla bir başka mucizeye imza atıyorsunuz. Yao Ming'siz oynayan Houston Rockets, 20 maçlık bir seri yakaladı. Yani "Ben kahramanım" sözünün gururunu tekrar yaşıyor musun?
Deke: (Gülümseyerek) Gerçekten. Parmağımı salladığımda, Houston taraftarının alkışını ve gümbürtüsünü duyuyorum. Bu adeta uzun süredir kaybettiğim bir histi. Ancak her şeyden öte, şuanda yaşlı biriyim. Bu takım için yapabileceğim şey kapasitemin en iyisi ile oynayarak yardımda bulunmak, savaşa hazır olmak adına savunmamı kullanmak ve karşımızdakilerin ben sahada olduğum sürece benim alanımda öyle serbest gezmelerine izin vermeymek. Gecenin bu kadar uzun olmasının bu denli acı çektirici olması nedeniyle figan edecekler... Ve bu tür bir his hoşuma gidiyor.
Muhabir: En son Luis Scola seni taklit ederek saha kenarında senle birlikte parmağını salladı. Bu adamın parmak sallayışı hakkında ne düşünüyorsun? Ve tüm taraftarlar ile takım arkadaşların senin parmak sallayışını taklit ettiğinde, özellikle kendinden geçmiş veya fazlasıyla sevinç içerisinde hissettin mi?
Deke: (gülümseyerek) HA HA HA, Luis benim parmak sallayışımı taklit etmeye çalışan birisi olarak iyi iş çıkardı. Bu tür zamanlarda binlerce insan benim parmak sallayışımı benle birlikte yaptıklarında eğleniyorum. Umuyorum ki, bu tür sahneleri play-off 'ta da görebileceğiz.
Muhabir: Ancak rakiplerin sana doğru parmak salladığında , pek mutlu olmuyorsun değil mi?
Deke: Tabi ki!! Bunun patenti bana ait. Kim parmağını bana doğru sallarsa, doğal olarak mutlu görünemem. Yine de en azından bana bunun için bir çeşit bedel ödemeliler. HA HA HA !!!
Muhabir: Her şeye rağmen bu yıl ya da önümüzdeki yıl emekliye ayrıldığında 55 numaralı forman daima asılı olacak. Bundan dolayı hangi şehir formanı emekliye ayırmak istiyor veya sen seçme imkanına sahip olsan hangi şehrin bunu yapmasını isterdin? Veya formanın Wilt Chamberlain'in forması gibi birçok takım veya şehirde emekli edilmesini mi istersin?
Deke: Denver, Atlanta ve Houston. Hepsi de bana söylediği gibi 55 numaralı formamı statlarında emekliye ayıracaklar. Ve söylemek gerekirse, henüz bana formamı emekliye ayırmak istediğini söyleyen sadece bu üç takım oldu. Fakat Philadelphia'nın neden hala bunu sormadığını merak ediyorum. Her şeyden öte, bir kere onları finale dahi taşımıştım.
Muhabir: Öğrendik ki, Luis Scola ve Shane Battier bu yaz Çin'e gidecekler. Ya sen? Benzer bir planın var mı?
Deke: Zaten Ağustos'ta gerçekleşecek olimpiyatlar için karım ve çocuklarımla Çin'e gitmeye karar vermiştim.
Muhabir: Tracy McGrady bize oyuncuların soyunma odasına bu tarihi galibiyet serisinden pek bahsetmediğini anlattı. Peki genelde ne hakkında konuşuyorsunuz?
Deke: Kesinlikle gün içerisinde yaptıklarımız hakkında konuşuyoruz ,bu bizim normalde en genel konumuz. Ve evet, sorduğun gibi bu tarihi galibiyet serisi hakkında neden pek konuşmadığımızı da merak etmiyor değilim. Belki de, hepimizin bu serinin sürekli devam edeceğini düşünmemizden dolayıdır.
Muhabir: Peki, son sorum. Emekliye ayrıldıktan sonra bir kitap yazmaya mı karar verdin?
Deke: (Gülerek) Evet, gerçekten bu yönde yani profesyonel kariyerim hakkında bahsedebileceğim bir kitap yazmak hakkında planım var. Bu kitabın kesinlikle en iyi satışa erişeceğini ve belki de birçok farklı dile çevrileceğini düşünüyorum.
Çeviri: Eralp Demirkul
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|