 Yapacağımız Hidayet Türkoğlu röportajı öncesi sizlere ara sıcak tadında bu röportajı sunmak için elimizden geleni yaptık ve olumlu cevap aldığımızda havalara uçtuk! Kaan Kural ile yaptığımız röportajı siz okurlarımıza süpriz olması için hiçbir şekilde duyurmadık ve bir anda şimdi sizlere bu röportajı sunmanın keyfi içindeyiz. Kaan Kural ile Rockets hakkında her şeyi konuştuk. Oldukça keyifli geçen bu röportaja ulaşmak için yazının devamını okuyabilirsiniz...
RoxTurk: Çoğu basketbol
severin tanıdığı bir isim olmanıza rağmen, kısa da olsa kendinizden bahsedebilir
misiniz? Nereden geliyor bu basketbol sevdası?
Kaan Kural: İlkokulu Ankara Koleji'nde
okuduktan sonra lise için yatılı olarak Robert Koleji'ne geldim. Robert Koleji
Amerikan okulu olduğu için basketbola her zaman önem verirlerdi. İlk NBA maçımı
1985'de orada izledim. Oradan bir NBA ilgisi başladı. Orta 1'de iken basketbol
takımına girdim. Yani temeli Robert Koleji'nde atıldı. Esas basketbola aşık
olmam ise 1988 Olimpiyat'larında başladı. Sovyetler Birliği 1986 finalinde
Amerika'ya yenilmişti. 1988 yılında David Robinson'lu, Muggsy Bogues'lu kadroyu
yarı finalde yenip, Yugoslavları uzatmaya giden karşılaşmada mağlup etmişlerdi.
Ama ne maç. 45 saniye kala Divaç'lı, Petroviç'li Yugolar'a karşı 9 sayı
gerideydiler. Üç üçlükle uzatmaya götürdüler maçı ve kazandılar. O günden
itibaren başlayan bu aşk halen devam ediyor.
RoxTurk: Hemen yakın dönem ve okurlarımızın
merakla beklediği sorular ile başlayalım, yakın süreç içerisinde, koyu taraftarı
olduğunuz Boston tam gaz giderken, Rockets bir duraklama süreci geçirdi ve arka
arkaya mağlubiyetler aldı. Bu iki takım hakkında bu yıl adına neler
söyleyebilirsiniz?
Kaan Kural: Öncelikle Boston'un fikstürü
inanılmaz kolay, Houston'ınki inanılmaz zordu. Fikstürler ters olsa durum çok
farklı olabilirdi. Boston'un iyi olacağını biliyorduk zaten. Ama beklenenden de
iyi oldu. Bunda iki önemli faktör var. Birincisi bu üç yıldızın da artık 30'u
devirmiş olması. Ve yıllardır felaket takımlarda oynamaları. Artık bireysel
hırslar bitmiş üçünde de. Kazanmak istiyorlar sadece. Başka bir şey umurlarında
değil. O yüzden ego, top paylaşımı gibi meseleler yok. Tersine destek ve birlik
var. İkincisi bu üçlünün yanı sıra Perkins ve Rondo ile ilk beşin tamamı iyi
pasör. Bu uyumu çok kolaylaştırdı.
Houston ise tam tersine çok yavaş uyum sağlıyor. Açıkçası Boston'un tersine
önemli oyuncuların hepsi topu elinde isteyen, topla etkili olan isimler. Yao da,
T-Mac de, Rafer, Mike, Scola, Bonzi hepsi topla etkili olan isimler. Bu elbette
büyük sorun. Uyumsuz ama zengin bir kadro bu. Zaman gerek. Ama zaman bile bazı
sorunları kolay çözemez gibi.
RoxTurk: Bir çok güzel anıya ve tarihi olaya
tanıklık etmiş bir maç yorumcusu ve basketbol adamı olarak yazdığınız güzel
yazıdan da öte (Kaan Kural maç ile ilgili "1
milyon 666 binde 1" başlıklı bir yazı yazmıştı) 9 Aralık 2004 tarihinde
gerçekleşen ve Rockets tarihine altın harflerle kazınan McGrady'nin 35 saniyede
13 sayısına dair aklınızda kalanları bizle paylaşabilir misiniz? O maçı izlerken
neler düşünmüştünüz? Ha bir de R. Miller'ın 9 saniyede 8 sayısı var tabi, bu iki
olağan üstü maç sonu performansını karşılaştıracak olursanız sizce hangisi daha
etkileyiciydi?
Kaan Kural: Valla Reggie bunu play-off'da
yaptığı için anlamı elbette daha büyük. Ama sonuçta T-Mac'in başardığı daha
büyük iş. Basketbolu böyle anlar için seviyoruz zaten. İmkansızın gerçek olduğu
anlar için. Aynı 88 Olimpiyat finali için. Nasıl o maç beni basketbol bağımlısı
yaptıysa T-Mac'in Spurs maçı da kim bilir kimleri basketbol delisi yaptı.
RoxTurk: Geride bıraktığımız yılın Play-Off
serisine geçelim. Tam 7 maçta son bulan ve büyük ilgi toplayan bir Rockets-Jazz
serisi izledik. Ancak maalesef ekibimiz bazı basit hatalar ve eksikliklerden
ötürü elendi. Ardından da gelen bir çok değişiklik... Siz bu seri adına neler
söyleyebilirsiniz, sizce esas suçlu gönderilen Jeff Van Gundy miydi? Yoksa başka
bir problem mi vardı Rockets'ta? Neden çoğunluğun favori gösterdiği Rockets daha
ilk turdan Jazz'e elendi?
Kaan Kural: Çok fazla iki kişinin eline
bakıyordu Rockets. T-Mac elinden geleni yaptı ama 7. maçta onun da pili bitti. 3
veya 4. maçlardan birini kazanıp 5'de işi bitirmek gerekiyordu. Ama sonuçta 4-3
çok ufak farklar belirledi galibi. Van Gundy de elinden geleni yaptı daha ne
olsun ama bence onun stili artık biraz demode. Zaten yönetim de öyle düşündü ve
işine son verdi.
RoxTurk: Kariyeri boyunca Play-Off'larda birinci
turu geçemeyen McGrady veya bir diğer müzmin devimiz Yao Ming'in MVP olma şansı
nedir? Biliyoruz ki, Adelman bu iki oyuncuya Van Gundy'nin veremediği
serbestliği veriyor.
Kaan Kural: T-Mac için biraz zor ama Yao
olabilir. NBA'in en iyi pivotu o. Yeni yapı oturunca çok daha verimli olacak.
%85'le faul atan 2.26'lık bir oyuncu oradan aynı zamanda herkesin üstünden
leblebi gibi şut da atar. Bu oturunca takım da zirveye oynarsa olabilir.
RoxTurk: Yao Ming demişken, şu günlerde ve
geçmişte yanında McGrady olmadan oynayan Ming sahada hep etkisiz bir görüntü
çizdi ve McGrady'siz oynadığımız maçlarda genellikle sahadan boynu bükük ayrılan
taraf olduk. Sizce NBA'in en iyi pivotu diye lanse edilen Yao şu durumda
McGrady'siz takıma neden maç kazandıramıyor? Sizce yanında McGrady olmayan bir
Yao fazla abartılmış bir süper yıldız mı?
Kaan Kural: Uzunlar her zaman kısaların
insafına kalır. Onlara topu doğru yerde vermezseniz bir anlamı yok ki. Uzunlar
topu alır, getirmezler.
RoxTurk: Forumda sık sık konuştuğumuz bir konuyu
size de sormak istiyorum. Daryl Morey, takaslarda Yao'nun dokunulmaz olduğunu
söylemiş ve açık açık takımın en önemli isminin, liderinin Yao Ming olduğunu
belirtmişti. Peki ya sizce bu takımın esas adamı kim? Yao mu? McGrady mi?
Kaan Kural: Elbette Yao. Olaya sadece
basketbol olarak bakmayın. Yao'nun pazarlama gücü ve global etkisi sadece
LeBron'da var. Belki biraz Kobe. Ama onun dışında kimse yarışamaz Yao ile. Ama
başrol kim dersen o ayrı. Top kimin elinde. Elbette T-Mac'in. Başrol onun.
RoxTurk: Sakatlıklarla daha önce fazlasıyla
boğuşmuş bir takımız. Özellikle 05-06 sezonu var ki, Yao ve McGrady neredeyse
sezonun yarısını kaçırmış ve Play-Off yapamamıştık. Sizce sakatlıkları aşmış bir
Rockets, geçmişte neler yapabilirdi ya da bu sezon neler yapabilir? Sezon
bittiğinde Rockets sizce Play-Off listesinde nerede olur?
Kaan Kural: Neler yapabilirdi çok farazi.
Ama iyi olur belki bir tur geçerdi. Bilemezsin ama şampiyon olması zor. Geçen
yıldan çok da iyi olmazdı. Bu sezon da 5-7 arası bir yer görüyorum. İlk turu
geçmek zor ama geçerse de 2. turda takılır.
RoxTurk: Durumumuzdan bahsetmişken sormakta
fayda var. Bu yazı sağlam hamlelerle geçirdik. Adelman'ın göz bebeği Bonzi'yi
takımda tuttuk. Bizzat röportaj da yaptığımız yetenekli çaylak Brooks'u
draft'ten seçtik. Avrupa'nın belki de en iyi dört numarası Luis Scola'yı kadroya
kattık. Üçüncü bir skor opsiyonu olabilecek Mike James'i adeta bedavaya takıma
kattık. Tabi son olarak da, bizlerle fazlası ile anısı olan ve hala umutlu
olduğumuz Steve Francis'i. Bu takviyeler ve doğrultusunda oyuncular ve takımın
gelişimi için neler söyleyebilirsiniz?
Kaan Kural: Yukarıda belirttim zaten zengin
ama uyumsuz bir kadro bu. Hepsi top isteyen oyuncular bunlar. Topsuz oynamayı
öğrenmedikleri taktirde işiniz zor. Ha elbette kalite var ama bunu birlikte
kullanmak kolay değil. Adelman da bunun için uğraşıyor. Rockets'a daha çok
Battier lazım. Daha çok Bonzi değil. Ama katkıları olmaz mı elbette olacak
sadece beklendiği gibi olmuyor şimdilik. Bakalım o değişim olacak mı?
RoxTurk: Sizce bu yaz yapılan hamlelere rağmen
Rockets'ın hala bir takas yapmaya ihtiyacı var mı? Biraz fantastik de olsa
belirtmek istiyorum, Morey'nin Kobe'de gözü olduğunu yazın fazlaca duyduk. Kobe
bu takıma gelse neler olurdu veya geleceğini bilsek Morey yerinde olsanız kimi
verirdiniz?
Kaan Kural: Kobe ancak T-Mac'le değişilir.
Ama onu da Lakers istemez. Takas her zaman yararlı olabilir. Doğru takas olursa
tabi iyi olur. Bence o çok top meraklısı isimlerden 1-2'si gitse iyi olur.
RoxTurk: Adelman'ın yılın koçu veya Daryl
Morey'nin yılın genel menajeri olma şansını nasıl görüyorsunuz?
Kaan Kural: Çok zor. Takım toparlanır NBA'de
ilk içe girerse olur tabi ama bunun olma ihtimali çok düşük.
RoxTurk: Karşınıza daha önce çıkmış bir soru da
olsa bahsetmek istedik. Koca Rockets tarihinden bir beş oluştursanız, bu beş
nasıl olurdu?
Kaan Kural: Kenny Smith, Calvin Murphy,
Clyde Drexler, Moses Malone, Hakeem... Hakeem de NBA tarihinde en sevdiğim 3.
oyuncudur. Bird ve Stockton'dan sonra...
RoxTurk: Sizce Rockets'tan Hall of Fame
olabilecek bir oyuncu çıkar mı?
Kaan Kural: Yao... Az bir ihtimal ama T-Mac
RoxTurk: Bu kadar güzel soru ve cevabın ardından
sitemizle ilgili konuşmak istiyorum. Sitemizi daha önce görmüş müydünüz yada
takip ediyor musunuz? Türkiye'de bir NBA takımının Türkçe sitesine sahip iki
siteden biri olarak, bu oluşumumuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kaan Kural: Siteyi takip etmeye çalışıyorum.
Bence inanılmaz bir oluşum. Tebrik ederim. Sonuçta sevgi ve ilginizi öylesine
yaşamak yerine böyle organize olmanız müthiş. Çok tebrik ederim. Takıma da bu
sosyalleşme ile taraftar çekiyor ve onlara da sağlıklı bilgi veriyorsunuz.
RoxTurk: Bize böyle bir röportaj fırsatını sunmuş, sorularımızı sıkılmadan
cevapladığınız için tüm site yönetimi, üyeleri, okurları adına size teşekkür
ederim.
Röportaj tamamen RoxTurk ekibi tarafından yapılmış olunup, kaynak belirtmeden başka bir yerde yayınlanması yasaktır... - Röportaj resimleri Sporx.Com tarafından yapılan röportaj resimleridir.
iletişim:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|