Gurur Tablosu

RPD

RPD yazıları için tıklayınız.

Konu Dışı

Sakatlıklar

Takımdaki sakatlık durumlarını öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Multimedya

Forum sayfalarımızdaki resim ve videolara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Gecenin Maçı

Gecenin maçı tartışmalarımıza katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.

NBA

Anasayfa
Yeni Başlıyoruz
Yazar Cüneyt Açarçiçek   
Pazar, 08 Mart 2009
 Sabah sevgili kocamız Utah ile onların yatağında maçımız vardı sonuç kaçınılmaz oldu, neticesinde belli bir kocalık hakları var üzerimizde e son dönemin en formda takımı olmalarını, Boozer’ın bize olan yüce sevgisini düşündüğümüzde olur deyip geçebileceğimiz bir maç oldu. Neticesinde 19 Şubat’tan sonra takımda çokça değişiklikler oldu, kısaca bunlardan bahsedelim
 
Geçen yazıda bahsetmiştim takıma eklenmek istenen oyunculardan hepsi kendi çaplarında iyi ama takıma adapte konusunda sıkıntı çıkarabilecek oyunculardı. Bu takas dedikodularında da en çok ismi geçenler T-Mac ve Artest'ti. Ama o dönem de T-Mac öyle filmler çevirdi, öyle performans gösterdi, öyle azimli hareket etti ki o mücadele sahada olsaydı 72-10 ile Chicago ile göbektaş olurduk. Bu sakatlık olayı sonrası ki detayına girmeyeceğim her yerde var, T-Mac sezonu kapamış oldu haliyle takas malzemesi olmaktan çıktı. Diğer seçenek Artest de sezon boyu T-Mac’in sahada olmadığı dönemde ki (ciddi uzun bir dönem) skorer ve lider oyunuyla takımın paşa babası oldu. Ama 19 Şubat’ın akla kazınan en önemli hareketi Alston’du. Yıllarını verdiği karşılığında misli misli yıllarımızı aldığı (hiç yoksa 30-35 saç tel gösterebilirim Alston’un beyazlattığı) bu camiadan Lowry + Cook karşılığında güneşin kumla kavuştuğu, sahilde kız-erkek demeden herkesin vuruştuğu, M. Emir’in geçtiğimiz günlerde semasında uçtuğu Orlando’ya takas oldu. Bu takas sonrasında akla gelebilecek her forumda Morey’e karşı haklı-haksız bir giydirme operasyonu başladı. Carter’dan başlayıp Cook’a düşmesi (tek benzer yönleri baş harfler C, ki benim ismimin de C) herkesi isyan pozisyonuna getirdi bunun için de ele avuca gelen, eti götü dolgun tek gardımız verilince de bu isyanlar çok mantıksız değil. Zaten bu takasa çok mantıklı yaklaşabilen de yok anladığım kadarıyla, iki fikir olabilir onları da paylaşalım. Hiçbir takasa malzeme edilmeyen Aaron’a "Aslansın, koçsun yaparsın oğlum denmesi" ve de Alston’un kontratını bozdurmak. Hani cebinizde 200 TL vardır hiçbir yerde kullanamazsınız. Dolmuşa binseniz küfür korkusu, sokakta gezemezsiniz çarpılma korkusu. O parayı kullanılacak hale sokmaya çalışırsınız bakkallarda , çakkallarda. Bu da onun gibi bir takas olabilir keza yazın bir hamle yapacak olsa ki yapacaktır T-Mac’e artık güvenilmeyeceği, bizim de şu takımla final tur yapamayacağımız ortada. "Capfiller" gibi tabir edilebilecek kontratlar lazımdı, Morey de buna kullanmış olabilir. Ha derseniz Alston bu kadar ucuz mu? E bence de pahalı değil. Drafttan sürekli Alston’dan genç ve kaliteli topçular geliyor. Bakıldığında ligin yarısı zaten yeniden oluşuma merak salmış vaziyette, zaten Orlando bu sene bu kadar iddialı olmasa, Jameer’i kaybetmese sizce ister mi Rafi’yi? Bence istemez, o yüzden elimizden çıkması iyi oldu kanısındayım.

 Gelelim takıma takas sonrası 6-2 gibi bir durumdayız. Ve Cleveland, Portland, Dallas gibi takımları yendik kendi sahamızda. Chicago maçını kaza sayarsak Utah maçı da olağan. Yani şimdilik kötü durumda değiliz. Aaron son maçlarda biraz ezilse de, Alston’dan hallice oynasa da Lowry ile bir şekil idare ediyorlar durumu. Ama takımın şu an en büyük sıkıntısı son toplar. Geçtiğimiz senelerde bunu ya T-Mac ya da hep söylediğim, belki hastası olduğum tek yanı o olan Alston atıyordu. Şu an takımın bu ölçülerde piç kaldığı söylenebilir. Bu olaya birilerinin el atması şart, Aaron bunu yapar yapmasına ama ezildiği maçlarda son topu ona vermek takıma da kendisine de ihanet sayılabilir. (O kadar dedim Baron’unu getirin diye gittiniz Aron’un önüne B yerine A koydunuz, bizi bücüre mecbur bıraktınız) Son topları Artest’in kullanma mevzusu ise Artest bu zaten kullanır girer, girmez öyle gider. Yani son top olayı çok çözülebilecek gibi durmuyor. Aslında set çizildiğinde en iyi şutörlerden biri olan Shane Battier var ama kendisi "Soyunma odasında sözde ağabeylik yaparım, basına çıkar taraftara ümit dağıtırım, sahaya gelince de takımı satarım" ekolünden olma yolunda kıçın kıçın değil koşar adımlarla ilerliyor. Sabahki maçta 4 şut kullanmasına mı, 3 sayıdan 3-0 atmasına mı kızarsınız? Ben bilmiyorum keza ben her ikisine de kızıyorum. Olmuyor böyle, zaten onun bu kapasitede oynadığı müddetçe Play-Off ilk turdan ötesi olmaz. Yani yine söylüyorum şu an için takımdaki en kritik katkı alanı onunki. Keza herkes elinden geldiğince oynuyor. İyi ya da kötü sorumluluk alıyor ama Battier’in sezonda 3-5 maçı geçmiyor, bu da bir işe yaramıyor, yaramazda zaten.

Son olarak bir paragrafta pota altına açayım. İki beyefendi, iki “adam gibi adam Ertuğrul Sağlam” ekolünden oyuncumuz olduğu için çok şanslı hissediyorum bir Rox’lu olarak. Şu takımdan cacığın hıyarı dahi olmayacaksa en çok onlar için üzülürüm. Scola ve Yao her sabah sahaya çıkıp ellerinden geldiğince mücadele ediyorlar. Yao’dan çılgın blok sayıları görüyoruz. Uzun lafın kısası Play-Off'ları bu ikisi için bile takip etmeye değer. Kalın sağlıcakla, görüşmek üzere başka yazıda.
Cüneyt Acarçiçek
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 RoxTurk.Com: Türkçe Rockets Sitesi / Turkish Rockets Web Site
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.