
Sezonun ilk yarısını geride bıraktık ve şöyle bir NBA Genel değerlendirmesi yapalım dedik sizler için... Doğuş Arun sizler için Batı yakasının* 15 takımını da şöyle kısaca bir değerlendirmeye tabi tuttu ve ilk yarı karnelerini verdi... Yazı için buyrun devamı linki aşağıda...
*Doğu takımları yazısı da yakında gelecek...
Mid Season Awards - Part I
Selam sevgili Rockets'lılar ve Roxturk'e giren diğer takım
tarafları. Bu yazıda Batıdaki takımları tek tek değerlendirip kendi çapımda
onlara not vereceğim. Tabi şuandaki sıralamaya göre, notta "A+" en iyi, "D-" en
düşük not olarak veriyorum ve başlıyorum:
New Orleans Hornets: Şu an Batı'nın
lideri ne Phoenix, ne Spurs ne de Dallas. Zirvedeki isim pek çok isme göre
sürpriz. Paul'ün liderliğinden şuan ligin en formda takımlarından biri olan
Hornets ancak Hornets'in o sırada kalması pek mümkün gibi durmuyor. Şubat ayında
Batının devleri Utah, Phoenix (2 kere), Spurs, Dallas'la karşılaşacaklar. Ancak
şu anki başarıları kesinlikle yadsınamaz. Tabi Chris Paul'ün Mvp ayarındaki
ortalamaları (21 sayı,10.4 asist), Peja'nın sağlam kalması, bench sıkıntısını Mo-Pete,
B-Jax, Pargo gibi isimlerle kısmen kapatmaları.
Not: A+
Phoenix Suns: Şu ana kadar zor bir
fikstüre rağmen çokta fazla yara almadan yollarına devam ediyorlar, tıpkı geçen
senelerdeki gibi. Normal sezonun gazozuna maçlarında bilindiği gibi galibiyetler
alan Suns için önemli sınav, Play-Off'larda olacak. Play-Off'lardaki herhangi
bir başarısızlığa tahammülü kalmayan Suns taraftarı, Hill'in sakatlanmadan devam
etmesinden, Nash'in bilindik performansını göstermesinden, Amare'nin sakatlıktan
%100 kurtulmasından, Barbosa'nın performansından memnun oldukları gerçek ancak
Play-Off'a kadar sezon başından beri formsuz olan Diaw ve Bell'in forma
girmeleri gerekiyor, tabi 3 senedir beklenen başarının gelmesi için.
Not: A+
Dallas Mavericks: Takımın ve Dirk
Nowitzki'nin istikrarsız performansına rağmen Howard'ın önlenemez yükselişi
sürüyor. Geçen sene ilk defa All-Star seçilen Howard'ın bu senede geçen seneki
performansının üstüne koyarak devam ettiğini söylemem gerekiyor. Ancak Dallas'ın
bazı kolay maçlarda (Atlanta, Sacramento, Milwakuee vs) beklenmedik yenilgiler
alması hak ettikleri yerde olmalarını engelliyor.
Not: B+
Denver Nuggets: Denver Iverson'un
oyununa bağlı olarak inanılmaz değişiklikler gösteriyor. Martin Luther gününde
NTV'den yayınlanan maçta Iverson'un gereksiz zorlamaları sonucu hücumda çok
dağınık bir takım görüntüsü veren Nuggets Iverson "pass-first" mantalitesiyle
oynadığı zaman ligin en korkutucu takımlarından biri oluyor. Carmelo'nun
sakatlığı onlar için korkutucu olsa da Klezia'nın formu dikkatlerden kaçmıyor.
Not: A-
San Antonio Spurs: Spurs bir yandan
bildiğimiz Spurs bir yandan bildiğimiz Spurs değil. Bildiğimiz Spurs çünkü
normal sezonda pek fazla kasmıyorlar, bildiğimiz Spurs değil çünkü özellikle son
dönemde Duncan'ın eline fazlaca bakıyorlar. Popovich'in Play-Off'lara girerken
en önemli isteğinin Duncan'ın sağlam ve formda olması olduğu düşünülürse,
Parker'ın yaz dönemindeki yoğunluktan sonra tekrar basketbola yüzde yüz
konsantre olması ve Ginobil'nin sezon başındaki formuna geri dönmesi gerekiyor.
Not: A-
Los Angeles Lakers: Bynum'un
sakatlığı öncesinde ardı ardına 7 galibiyet alan ve bir ara Batı'nın zirvesine
kadar çıkan Lakers'ın bir daha o sırayı görmesi imkansız gözüküyor. Bynum'un
sakatlığından sonra zor fikstüründe etkisiyle başlayan yenilgiler 31 Ocak'ta
başlayacak deplasman turunda devam edecektir. Bu dönemde muhtemelen sadece
Kobe'nin eline bakacak takım, Odom'un sorumluluk almaması, Kwarme ve Luke'un
formsuzluğunun devam etmesi sonucunda Play-Off resminin son sıralarına kadar
düşebilir. Ancak şu ana kadar yaptıkları iş hiçte küçümsenecek bir iş değil.
Not: A-
Golden State Warriors: B-Diddy ve
Captain Jack'in önderliğinde ligin en göze hoş gelen basketbollarından biri olan
Golden State lige 6 mağlubiyet ardı ardına alarak başladıktan sonra, Play-Off
potasına son sıralardan da olsa girdiler, zor fikstürü geride bırakmalarının da
avantajıyla önümüzde aylarda daha da üst sıralarda olmaları kimseyi
şaşırtmayacaktır.
Not: B+
Portland Trail Blazers: Oden'ın
sakatlığında 1 kayıp sezon daha geçirip, yine lotaryaya kalması beklenen Blazers
sezona da o şekilde başlamıştı. Ancak Roy'un önderliğinde Aralık ayında ardı
ardına 13 galibiyet almaları, şu anda son sıradan da olsa Play-Off resmine
girmelerini sağladı. Roy'un inanılmaz liderliği, hem 6. adam hem de en çok
gelişme kaydeden oyuncu ödülüne aday gösterilen Outlaw, yine flaş isimlerden
Aldridge önderliğindeki Portland belki bu sıralarda kalamayıp Play-Off dışında
kalacak ancak gelecek sene Oden'ın da katılımıyla çok can yakacakları aşikar.
Not: B+
Utah Jazz: Son 10 maça kadar
kendinden beklenen performanstan çok uzak olan Utah, son 10 maçta alınan 8
galibiyetle biraz olsun düzlüğe çıktı. Memo'nun geçen seneki performansından
uzak olması, takımın senelerdir aradığı şutörü bu senede bulamaması (Korver'ın
gelişine kadar) ve Kirilenko'nun (yine) istikrarsız performansı Utah taraftarını
üzerken, Millsap ve Brewer'ın çıkısı taraftarın yüzünü güldüren noktalar oldu.
Önlerinde ortalama bir fikstür olan Utah'ın, son günlere kadar Play-Off'u
kovalayacağı da bir gerçek.
Not: B-
Houston Rockets: Sezon öncesi yapılan
hamlelerle Batı'daki 3 büyüğün hemen arkasında olması beklenen Rockets, gerek
sakatlıklar gerekse sisteme uyun sürecinin aşılamaması nedeniyle kötü başladığı
sezonda yeni yeni toparlanma sürecesine girdi. T-Mac'in sakatlıktan dönüp iyi
bir performans sergilemesi, Yao'nun alışılageldik performansı, çaylak Landry'nin
sürpriz performansı Roketlerin yüzünü güldüren faktörler. Ancak sezona kötü
başlamalarının da etkisiyle Play-Fff resmine girmek için daha kat etmeleri
gereken çok yol var.
Not: B-
Sacramento Kings: Bibby'nin,
K-Mart'ın ve Artest'in yokluğunda oynayan Garcia, Udrih, Salmons üçlüsünün
ekstra performansıyla aldıkları galibiyetler şaşırtıcı olsa da, bu üçlünün geri
dönmesi ve Salmons'un bilindik bench performansına geri dönmesiyle yenilgiler
almaya başladılar. Artest'in hücumda Won Wafer'a dönüşmesi ve savunmaya hiç
takılmaması, Brad Miller'ın 2 sene önceki performansına göz kırpmasına ve
Udrih'in müthiş performansına gölge düşürüyor.
Not: C-
Los Angeles Clippers: Sezon başında
Brand'ın sakatlığıyla yıkılan ve lotarya hesapları yapmaya başlayan Clippers'în
yeri şaşırtıcı değil. Ancak şaşırtıcı olan Brand'in yokluğunda sazı eline alan
Kaman'ın kendinden beklenmeyen bir patlama yapması. Onun dışında ne siz sorun ne
ben söyleyeyim...
Not: C-
Memphis Grizzlies: Batı'nın en büyük
hayal kırıklığı... Gay, Gasol, Miller, Navarro, Warrick gibi potansiyelli ve hem
atlet hem şutör oyunculara aynı anda sahip Memphis'te işler yolunda gitmiyor.
Gasol'un kariyerinin en kötü yılını geçirmesi ve açıkça Memphis'te mutsuz
olduğunu belli etmesi aslında Memphis'in yerini açıklıyor. Son 10 maçta 8
mağlubiyet aldılar ve Batının dibine demir atmak üzereler. Ama geçmeleri gereken
(!) iki rakip daha var. Onlar için en mantıklı mutsuz Gasol'u takas edip, takımı
Gay'ın üzerine inşa etmeleri.
Not: D-
Seattle Supersonics: Onlarında burada
olmaları sürpriz değil ancak şuanda felaket bir dönem geçiriyorlar ve tam 13
maçtır yeniliyorlar. Şehir değiştirmeydi, Allen ve Lewis'in gidişiydi derken
takımın 1 numaralı skor opsiyonu Durant eline geleni sallıyor, guard üçlüsü
(özellikle Ridnour) hiçbir katkı yapmıyor ve sezona iyi başlayan Wilkins'te
takım arkadaşlarına ayak uyduruyordu. Ne kötü bir tablo...
Not: D-
Minnesota Timberwolwes: Ricky Davis
takasından sonra birçok kesimden tepki alsalar da bana göre doğru olanı yaptılar
ve şu anda istedikleri gibi ligin dibindeler. Önemli olan Al-Jeff'in performansı
onlar için ve onun içinde Al-Jeff düşüşe girmediği ve sakatlanmadığı sürece
işler yolunda sayılacaktır. Kim bilir McHale belki de şimdiden ofisinde
Draft'tan kimi seçeceğini düşünüyordur.
Doğuş Arun
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|