Gurur Tablosu

RPD

RPD yazıları için tıklayınız.

Konu Dışı

Sakatlıklar

Takımdaki sakatlık durumlarını öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Multimedya

Forum sayfalarımızdaki resim ve videolara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Gecenin Maçı

Gecenin maçı tartışmalarımıza katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Anasayfa
Unutulmaz Bir Sezon Geride Kaldı
Yazar Eralp Demirkul   
Perşembe, 08 Mayıs 2008
 Ekibimiz Houston Rockets bu yıl yavaş bir başlangıcın ve All-Star pivotumuz Yao'yu kaybımızın üstesinden gelmeyi başardı ve de beş sezonda dördüncü kere play-off yapmayı başardı.

Rockets bu zorlukların üstesinden gelmeyi başardı fakat hafızalara kazınan müthiş geri dönüşlere rağmen play-off ilk turunda yine, yeniden Utah Jazz engelinden kurtulamadı ve seriyi 6 maçta Jazz'e teslim etti.

Daha takımda bir yıl geçiren Rick Adelman ve onun stratejisi ile yola koyulan Rockets, birçok kişinin Yao'nun sezonu kapamasıyla beraber şans vermediği halde play-off yapmayı başardı. Bunu yapmak için yine de zorluk yaşayan Rockets, sezona 15-17 gibi kötü bir yüzde ile başladı. Fakat yeni yıl Rockets'a yaramıştı ve her şey iyi gidiyordu. 55 galibiyet ile sona eren bu sezonda ev sahibi avantajı ile play-off şansı yakalanmıştı. Tabi play-off bir yana, Rockets'ın bu yıla damgasını vurmasını sağlayan şeylerin başında 22 maçlık galibiyet serisi geliyordu. Rockets kim ne derse desin, neye bağlarsa bağlasın 22 maçlık bir galibiyet serisi ile NBA tarihinde adını ikinci sıraya yazdırmayı başardı.

Bu başarılar olurken lider ise yine Tracy McGrady idi. Sakatlıklar ve Yao'nun yokluğu ile devam eden bir sezonda her alanda takıma müthiş katkıda bulundu ve sazı eline alan kişi oldu. Tabi önceki yıllardan farklı bir şey vardı ki, Tracy arkadaşlarından da yardım alıyordu. İstikrarsızlık abidesi olarak tabir edilen Rafer Alston'ın bu yıl gösterdiği gelişim ve takımın ikinci skoreri olması ve de yetenekli 4 numara Luis Scola'nın yaptıkları bu takımda McGrady'nin pek de yalnız olmadığını göstermişti.

Bu sezon adına değişmeyen tek bir şey vardı ki, daha önce de belirttiğim gibi sakatlıklar. Ekibimizin adeta kabusu olan sakatlıklar yine kendini göstermeyi bildi. Sezonu kapayan Yao'nun hücum gücünü Jazz karşısında arayan ekibimizde Shane Battier, Tracy McGrady ve Rafer Alston olmak üzere üç oyuncumuz da sakatlıklarına rağmen forma giydi.

Yine de takım gelecek yıl adına sakatlık ve benzeri engeller karşılarında olmadıkça umutlu görünüyor.

Ben de takımın böylesine yürekli bir oyun ile elinden geleni yaptığı bu sezonu analiz etmeye, gelecek yıl adına umutlu olan bu takımı konuşmaya devam edeceğim. Takımın Mvp'si ile başlayarak...

Takım MVP'si: Tracy McGrady. Ekibimizin yıldız oyuncusu istatistiksel anlamda her ne kadar en iyi sezonlarından birini yaşamasa da, play-off yapmamızda en büyük rolü oynayan isimdi. Ve tabi Rockets'ın istikrarlı bir şekilde kazanmak adına ihtiyaç duyduğu elemanlardan bir tanesi kendisi. Onu en çok eleştirenlerden biri olarak gerçekten elinden geleni yaptığı kanısına özellikle son Jazz maçında inandırabildim kendimi. Yüreği ile birleşen son maç istatistikleri her şeyi açıklıyordu; 40 sayı - 10 ribaund - 5 asist...

Sezonun Unutulmaz Zamanı: Her ne kadar yine de ilk turu geçemesek de bu yıl yukarıda da bahsettiğim gibi müthiş bir başarıya imza attık. Ekibimiz Yao'nun sakatlığı ve zorlu Mart takvimini de düşündüğümüzde inanılmaz bir 22 maçlık galibiyet serisi yakaladı. Her şeye rağmen bir kere bile yenilmeden 2 ay geçirmek yeterince olağanüstü olsa gerek. Tarihe adını altın harflerle kazıyan bu takımın 22 maçlık serisi Wilt Chamberlain'li LA Lakers'ın 1971'de yakalamış olduğu 33 maçlık serinin ardından ikinci sırada göze çarpıyor. Özellikle de son 10 galibiyet Yao Ming'siz gelmesi de bazı şeylerin neden değerli olduğunu anlatmaya yetiyor. Takımda Tracy McGrady Yao'nun da sakatlığıyla her ne kadar birinci skor opsiyonu adı altında olsa da, Rafer Alston'dan Carl Landry'ye, Luis Scola'dan Dikembe Mutombo'ya, herkesten olumlu katkılar alınıyordu. Tabi her güzel şeyin bir sonunun olduğu gibi bu serinin de bir sonu vardı. Seri de ligin normal sezonda en iyi galibiyet yüzdesi yakalamış ekibi Boston Celtics karşısında 18 Mart günü son bulmuştu.

Doğru Gidenler: Play-off'ları kaçırması dahi beklenen ekibimiz Yao'nun sakatlığına rağmen neler yapabileceğini kanıtladı ve Batı Konferansı'ndaki en iyi dördüncü dereceyi elde etti. Yakalanan 22 maçlık seride uzun yıllar sonra kaybolmuş Houston taraftarı ruhu tekrar yerine geldi ve biletler uzun süre yok sattı. İyi haberler bunlarla da sınırlı değil, takımımız Luis Scola, Carl Landry ve Aaron Brooks gibi üç yetenekli çaylaktan da müthiş bir katkı aldı. Ayrıca Jeff Van Gundy'nin gidişiyle silinmesi beklenen savunma imajı kendisini korudu ve ekibimiz rakibi 92 sayı ortalamada tutarak en iyi savunma ekiplerinden biri olarak kalmayı başardı.

Yanlış Gidenler: Takımımızın dev pivotu sakatlanmasaydı belki de vahşi Batı'da daha da iyi işler çıkarabilirdik. Çinli oyuncu sezonun geri kalan iki ayını tamamen kaçırdı ve play-off'ları malesef benchten izledi. Tabi sürpriz olmasa gerek ki, ekibimiz onun low-post oyununu ve bitişiğindeki skor gücünü Jazz karşısında fazlasıyla aradı. Ayrıca ölü sezonda takıma büyük umutlarla getirilen iki oyuncu yani Mike James ve Steve Francis de beklenenleri yapamadı. Francis zaten sezonun neredeyse tamamını diz sakatlıklarıyla boğuşarak geçirirken, James ise rotasyondan da düşmesiyle beraber New Orleans'a takas oldu.

Sezonun En İyi Maçı: Sezonun en iyi maçı belki de tarihi galibiyet serisinin son maçı olan ve Batı lideri LA Lakers karşısında gelen galibiyetti. 104-92 Rockets'ın galibiyeti ile sonuçlanan maçta, Rafer Alston -benim o günkü müthiş tahminimi yanıltmayarak- takımı kariyer rekoru olan 31 sayıyla taşıyan isimdi. Toyota Center'da oynanan maçta tam 8 üçlük sokan oyuncu müthiş ötesi bir iş başarırken, seyircinin kattığı rüzgarı da arkasına almayı başaran oyuncumuz, Los Angeles guardı Sasha Vujacic'e son çeyrekte sokak basketbolu kabiliyetinden birkaç parça bir şeyler sundu ve ağız tadı vermeyi bildi. Tabi galibiyetin mühim yanlarından biri de şuydu ki, ekibimiz bu sonuçla uzunca bir sürenin ardından Batı Konferansı'nda liderliği ele geçirmişti.

Sezonun En Kötü Maçı: Philadelphia maçını söyleyeceğim ama buradan Sixers'ın kötü bir takım olduğunu çıkarmayın. Her ne kadar böyle bir düşünce de olsa, Philly'nin sahasında 10 Aralık'ta oynanan maçta büyük bir hayal kırıklığı mevcuttu. Takım belki de yenilginin 100-88 şeklinde sonuçlanmasına şükrediyordu kim bilir, çünkü Sixers farkı bir ara 31 sayıya dahi çıkarmıştı. Gerçekten izlerken yüz kızartan bir maç olarak görünen o gecede, farkın sonlara doğru azalması belki de bu maçın kötülüğünü az da olsa indirmeyi başardı diyebilirim.

En Büyük Sürpriz: Sezon başlayalı 36 maç olurken, çaylak Carl Landry takımda rotasyonda değildi. Tabi Houston'ın ilk maçlarında pek aktif görünmeyen oyuncu, akabinde pek de süre alamıyordu. Fakat işler değişti ve çaylak 4 numara kendisini kanıtlamayı bildi. Yerinden kalktı ve oynama şansını kazandı ve bir daha da oturmadı. Landry 42 maçta 8.1 sayı - 4.9 ribaund gibi önemli ortalamalar elde ederken, benchten gelip bunları yapması ve göz kamaştırıcı smaçları kendisini daha da özel kılmayı başarıyor. Tabi unutmadan takımda kalma konusundaki isteği ve yönetimin de onu vermeyeceğini tahmin etmemizle beraber sevincimiz ikiye katlanıyor.

Gelecek Sezona Dair Kadroya Son Bir Bakış: Genel menajer Daryl Morey önderliğinde güzel bir yaz daha geçirmesi beklenen ekibimizde değişmeyecek bir şey var ki, Tracy McGrady ve Yao Ming ikilisi ayrılmayacak. Bu müthiş ikiliyi ayırma gayesi bulunmayan ekibimizde gelecek sezona girilirken, kontratı bulunan tam dört point guard göze çarpıyor; Rafer Alston, Bobby Jackson, Steve Francis ve tabi çaylak Aaron Brooks. Ayrıca ligin en yaşlı oyuncusu olan ve artık basketbolu bırakmasına neredeyse kesin gözüyle bakılan Dikembe Mutombo'nun gidebilme olabilitesi düşünüldüğünde Yao'yu yedekleyecek başarılı bir pivot ve üçüncü skor opsiyonu niteliğinde iki veya üç numara yapılacak güzel bir hamle ile ekibimiz oldukça iddialı olmayı sürdürebilir.

Ve emin olunması gereken bir şey var ki önümüz Tracy McGrady'nin de belirttiği gibi açık. Geleceğimiz oldukça parlak. Tek korkum sakatlıklar ve şu sakatlıklar da yakamızı bıraktığı takdirde, yapılacak birkaç kritik hamleyle beraber gelecek sezon için umutlu olmamamız adına hiçbir neden yok gibi görünüyor.

Yine de bu takıma duyduğunuz sevgi eksik olmasın, umutlarınız da hiçbir zaman yok olmasın. Henüz hala ayaktayız, gelecek sezona aydınlık bir bakış ile beraber. E uzun lafın kısası, takımımıza gelecek yıl adına sakatlıksız ve bolca şans dolu günler diliyorum.

Yüzünüzden gülücük, kalbinizden de Rockets sevgisi eksik olmasın.


Eralp Demirkul
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Rockets.Com'un sezona bakış yazısı ile harmanlanmıştır.
 
< Önceki   Sonraki >
© 2009 RoxTurk.Com: Türkçe Rockets Sitesi / Turkish Rockets Web Site
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.