RoxTurk tarihinin ilk 1. tur zaferini yaşadık. Site kurulduğundan bu yana
Utah’tan çektiğimiz sıkıntıyı dün sabah saatlerinde Portland’la “şen ola düğün
şen ola”ya çevirdik. Beklediğimiz, istediğimiz bir heyecandı, çok güzel oldu.
Portland serisinin değerlendirmesini pek fazla yapmak istemiyorum, 6 maç boyunca
forumda çokça şey yazdık bu yüzden düşündüğümde yeni ekleyecek bir şey yok
herhalde. Ama şimdi rakibimiz Lakers. Ya da biz onların rakibi olabilir miyiz?
Bu
sene Türkiye’de seçim ortamı yaşandı ve Türk insanı olarak azımız ve ağzımız
bozuk olduğundan beynimin tozlanmış kıvrımlarına kadar sloganlarla tecavüzler
yaşandı. Bu yazı da seçim değerlendirmesi tadında bir şey olacak.
Sen Roketsin, Büyük Düşün
Seri öncesinde nerdeyse herkeste bir umutsuzluk hakim. Bu yüzden ötürü kimseyi
suçlayamam. Lakers’ın gerek kadro yapısı, gerek Play-Off performansı gerek de
sezon içerisinde bizi elektrik süpürgesiyle tokatlaması sebebiyle çok fazla ümit
barındırmaya izin vermiyor Kobe ve Kobe severler. Ama bize de “Underdog” olmak
çok yakışıyor. Bu seride en azından beklenenin üzerinde oynayacağımızı, 2. turun
konuşulan takımlarından olacağımızı düşünüyorum. Ayrıca futbolun nasıl kırmızı
kartı varsa, basketbolda sıkça kullanılan dirsekler var. Play-Off kıvamında bir
maç olsa, ki buna Roket mecbur, sinirler gerilip kilit oyuncular ceza alabilir.
Bu da serinin seyrini değiştirebilir. Yani ben Roketim, hem büyük düşünüyorum
hem de çetrefilli düşünüyorum. O yüzden tahmin olarak kayıtlara geçsin 4-2 Roket
diyorum.
Sakin Güç
Serinin bizim için en önemli iki adamı da Kılıçdaroğlu karakterinde insanlar
Shane ve Yao. Bu sakin güç duosunun belli bir standartta oynamaları şart, gerek,
mecbur. Herhangi bir maçta ikisi de beklenenin altında kaldığı müddetçe o
maçları kazanmamız “Yer ile gök arasında bir yerde.” Bu sebeple bu iki arkadaşın
performansları çok önemli. Play-Off’lar için Roket’in telafi şansı olan kadrosu
olduğu söylenemez, süre alan herkesin belli standartta oynaması şart bu seride.
Wafer’ın ve Lowry’nin bana göre “sürpriz” performanslarını bu seri de sürprizin
karesi şeklinde yansıtmaları gerekiyor. Ve aynı şekilde Artest ne kadar kontrol
altında olursa o kadar maç içinde kalabiliriz. Scola bu seri için en çok
güvendiğim adam. En fazla 1 tane kötü maç oynar diyorum. O da faul problemi
sebebiyle olur gibi geliyor. Onun dışında sezon boyu üst üste koyduğu
basketbolunda, bu seride gökdeleni dikmesi muhtemeldir. Landry’nin de bu tur da
daha fazla sorumluluk ve süre alması lazım. Çünkü Lakers’ın pota altı
dominasyonu Portland ile kıyas kabul edilecek cinsten değil.
Gelelim Lakers’a, ilk turda Roy ve Aldridge’i durduramayan Roket’in onların üst
versiyonu Kobe ve Gasol’u nasıl savunacağını bilmiyorum. Belki Gasol’a karşı çok
sert oynayarak bunu yapabiliriz ama Bryant “kısasa kısas” adamıdır. Bu tip
numaralara gelecek insan değildir. Hani belki bir maç Kobe’nin maç içinde
gözünün dönmesini sağlayıp düşük yüzdeyle 30+ şut kullanması sağlanabilirse
yoksa “Kobe lan bu”. Ne yapacağız hakikaten? Lakers’ta da Odom’un başımıza çok
dert olacağını düşünüyorum. Hücum ribaundlarına Odom ne kadar asılırsa Lakers o
kadar erken koparır maçı. Hem topun kıymetini bizden fazla bilen bir takım bunun
üzerine de gereksiz hücum ribaundu verirsek bu kadar fazla hücum kullanan takıma
nasıl ayakta kalabiliriz ki?
Unutmadan ekleyeyim Wafer, Aaron, Artest, Shane ve süre alırsa Barry’nin dış şut
performansı bizim için ekmek gibi su gibi bir şey. Ne ile besleneceklerse
beslensinler şu birkaç gün. Hedef şaşmasın.
İşimiz Toyota, Toyota’da Koy Ona
Ev
sahibi avantajı Lakers’ta yani seriyi kazanmak için dışarıda bir maç kesin alman
gerekiyor demek oluyor bu. Yani ilk 2 maçtan özellikle ilk maçta koyacağımız
direnç ve sürpriz yapma aşkı Lakers’ta ufak çapta bir telaş yapabilir. Tabi
bunun tersi de söz konusu, ilk maçta bizim Portland’a yaptığımız tarifeyi
uygularlarsa bu seri 4-1 olarak kayıtlara geçer.
Ama bizim için asıl önemli olan, elensek dahi evimizde maç kaybederek seride
kalmalıyız. Bu sene 8 maç kaybettik iç saha da ve bunların 2 tanesi Lakers’a
karşı. Bu istatistikler üzerinden konuşunca benim boş konuştuğum çok anlaşılıyor
ama işte sürpriz ata oynuyorum bu seride. Akmasak da damlamalı, bu seriye ortak
olmalıyız.
İlk turu geçtik, Mazot 1 YTL olacak
Bu
biraz eskilerde kalmış bir slogan ama herkeste çağrışım yapacak başka bir slogan
bulamadım. İlk turu geçtik, harbiden geçtik lan. Adelman’ın çok kritik hamleler
ve hiç beklenmedik insanlardan hiç beklenmedik performanslar almasıyla bu
serinin assolisti olarak görüyorum kendisini. Aaron, Lowry, Wafer ve Hayes’ten
çok farklı zamanlar da çok farklı şekillerde performanslar almayı başardı. Bu
turda da Landry ve Barry kritik adamlar olabilir, ama hocam bunu halleder.
Karşısında da Baron P-Jax var. Daha evvelinde Adelman’a üstünlüğü olan bir
insan, gerçi kime üstünlüğü yok ki Baron’un ama belki Adelman da şeytanın
bacağına ıstakayla dalabilir. Ama karşısında Nate McMillan olmayacak bunu da
bilmeli.
Fark Var
Son paragrafta Dikembe Mutombo için olmalı. Portland serisinde sakatlandı. Ve bu
sakatlık sonrası basketbol hayatının sonlandığını söyledi. Sonu böyle
olmamalıydı ama öyle bir yüreği var ki, hala kenarda takımın en heyecanlı ismi
takım elbiseler içerisinde de olsa kendisi.
Onunla insanlar arasında kocaman bir fark var, o bir yardım adamı
Onunla sporcular arasında kocaman bir fark var, yüzyılın en atletik adamı
Onunla NBA’ciler arasında kocaman bir yaş farkı var, kendisi NBA’in amcası.
Bu
seri için de değerlendirmem bu kadar, özetle “durmak yok, yola devam” diyerek
hedefi Batı Finali olarak gösteriyorum.
Cüneyt Acarcicek
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|