 Yine bir Utah mağlubiyet’i sonrası Hakan Ünsal ekolünden gazetecilik için
buradayım. Öncelikle dün takımı hiç beğenmedim o yüzden bazı tespitlerim belki
bu maç için olur, belki kantarın topuzu kaçmış olabilir amma Hakan Ünsal
olabilmek kolay değil.
Takımın gözüken bazı sıkıntıları var. Bunları göz ardı edemeyiz, Utah maçı
özelinde onları yenemememizi biraz da psikolojik olarak görmeye başladım. En iyi
yaptığımız şeyi bile
yapamaz oluyoruz. Bizim "koca" psikolojimizi takım da ciddi
ciddi yaşıyor galiba. Bu durumları atlatmak için ilkokulda hepimizin uyguladığı
fiş sistemini takımda kullanmayı planlıyorum. Öyle ya hangimiz bilmez ki "Ali bu
at, Ali topu at, at Ali at”
-Rockets Bu Top, Tut Rockets Tut, Rockets Topu Tut
Dünkü mağlubiyetin temel sebebi olarak top kayıplarını görüyorum. 12 top kaybı
yaptık ve bunu Deron Williams gibi gardı olan bir takıma yapınca organize
şekilde gelip boş adamı bulmaları 5 saniyeyi bulmuyor. Böyle kolay basketler de
takımımızın direncini kırıyor. Dün zaman zaman şaka gibi gelse de Shane Battier
önderliğinde farkı ne zaman azaltsak bir top kaybı ya da benzeri hareketle "Fast
Break" imkanı verdik. Sonucu da yine olağan oldu. Yani Popovich’in dediği gibi
topun kıymetini bilmek zorundayız. Özellikle Play-Off'larda böyle zafiyeti olan
takımın fazla şansını yok.
-Rockets Blok Sever, Rockets Blok Yer
Dün yine 12 blok yedik, bu bloklar öyle zamanlarda geldi ki takım domino taşları
gibi dökülmeye başladı. K. Lowry ve Von Wafer’in blok ve top kaybı
performansları özellikle son çeyrekte takımı çok sekteye uğrattı. İkisinin de
oyun zekâsının yüksek olmaması bence aynı anda fazla sahada olmamalarını
gerektiriyor. Sn. Adelman’ın rotasyonu bu ölçülerde ayarlaması gerektiğini
düşünüyorum. Ayrıca blok sevdasında en önde giden oyuncumuz Artest’tir. Dün yine
5 blok yemeyi başardı ki her yediği bloktan sonra hırslanıp saçmalaması canımızı
acıtıyor. Tamam potaya yüklenmesini takdir ediyorum ama her potaya yüklenen de
bu kadar blok yemiyor ki arkadaş, biraz daha uyanık olması gerekiyor herhalde.
Yoksa blok sonrası hem kendi yerini kaybediyor hem de hızlı hücumlar potamızda
sayıyla sonuçlanabiliyor.
-Kur Aaron Kur, Azıcık Oyun Kur
Aaron Brooks pasör bir gard olmadığını hepimiz biliyoruz ama bu demek değil ki
"En kolay pas olmazsa şut atarım." Aaron genel olarak böyle oynuyor, topu hızlı
hızlı getiriyor. Bakıyor çok boşta adam yok, ya kaldırıp şut atıyor ya da
yükleniyor. Bu şekilde olunca oyunun tüm sorumluluğu Artest’e kalıyor. Onun da
çok dengeli olmadığını düşündüğümüzde takımın dişlileri yerinden oynuyor. Dün bu
şekilde 3 dakika kadar son çeyrekte oynamadı. Nash gibi yüklenip, boş adamları
buldu oyunun en zevkli, en doğru basketbolunu oynadık kendi adımıza. Gerçi o
zaman da şutların girmeyeceği tuttu ama doğru basketbol elbet meyvesini
verecektir. O değil de, domates meyve midir? Sebze mi?
-Savunun Köpekler Savunun, Battal Gazi Geliyor
Bu efsane cümleyle anlatayım derdimizi. Dün boyalı alanı çok kötü savunduk. Yani
adam değiştirmelerde sıkıntı yaşıyoruz. Utah’ın temel oyunu "pick and roll"e
cevabımız yok, Artest’in de Brewer savunmasında sıkıntıya düşmesi beraberinde
çok kolay sayılar bulmasını sağladı Utah’ın. Lig genelinde ne kadar iyi savunma
takımı olsak da Aaron’dan başlayan guard sıkıntımıza, oyuncu değiştirememeyi de
ekleyince sıkıntıya düşüyoruz.
Mağlubiyetin temek faktörleri bence bunlardı, yani Landry’nin olmaması bile dün
rotasyonda çok sıkıntıya soktu. Keza Millsap gibi kenardan gelen yırtıcı
oyuncusu varken Utah’ın bizim ona cevabımız Chuck Hayes oldu. Bu da şık durmadı
zaten.
-Rockets Ribaund Alır, Aferin Rockets Aferin
Dün beni en çok mutlu eden şey, hücum ribaundlarıyla oyuna tutunmamızdı. Düşünün
yani 52-42 gibi bir üstünlüğümüz var hem de Utah’a. Bizim alışık olduğumuz
hareketler değil bunlar. Chuck Hayes ne kadar Millsap’a cevap olamasa da çok iyi
bir ribaundçu. Ve bu işin piri Scola. Dün ne kadar aldıkları topları bitirmekte
sıkıntı çekseler de -ki Hayes bunu hep yapıyor- O istekleri, atlamaları
zıplamaları Rockets’in ruhunu yansıtıyor. Niye bu takımı sevdiğimizi gösteriyor.
Ki dün Yao’da hücum ribaundlarında çok aktifti. Gerçi Yao her şey de aktif ve
ligin en dominant oyuncusu olma yolunda ilerliyor biraz da asist rakamları
yükselse.
-Yat T-Mac Yat, Boylu Boyunca Yat
-Selam Söyle T-Mac Selam Söyle, Annene Selam Söyle
Aranızda bu duruma kızacaklar muhakkak olacaktır ama şu takım sahada elinden
geldiğince her koştuğunda T-Mac’in durumu canımı sıkıyor. Benim ki de bir nevi
Oscar’ı aldıktan sonra emeğe geçenlere teşekkür etmek gibi bir şey. Special
Thanks to T-Mac.
Şimdilik bu kadar, Play-Off sıraları biraz daha belirginleşsin, Play-Off
değerlendirmesiyle huzurlarınıza gelirim.
Cüneyt Acarçiçek
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|