
Merhaba Roketler,
Efendim nasılsınız? Aman iyi olun ortalıkta o
kadar ölümcül hastalık var, havalar sıcak zaten ve de ülkenin gündemi
karışık iyi olmasanız bile en azından moralinizi üst düzeyde tutun.
Tutun ki güne yeni umutlarla başlayıp onları yerine getirebilme gücünüz
var olsun. Bana gelecek olursak sağlık açısından iyiyim fakat takımın
hali yüzünden moralim sağlığım gibi değil. Hal hatırı, selamı sabahı
geçiyorum ve girizgâhı daha fazla uzatmadan yazıyı genişletmeye
başlıyorum.
Normal sezonu bitirdik ve ölü sezon başladı. Bildiğiniz gibi OFF-Season
dönemleri her zaman sıkıcıdır, bu sebepten dolayıdır ki ölü sezon olarak
adlandırılmıştır. Ölü sezon dönemlerinde NBA forumlarının durgunlaştığına şahit
olduk çoğu kez. Forumları ve ölü sezonu güzelleştirmek, heyecan katmak takım
GM’lerinin elindedir bence. Çünkü ölü sezonda yapılacak takviyelerin bir önceki
sezon yapmış oldukları ne kadar ses getirmiş ise taraftarın yüzü o oranda güler.
Haliyle yüzü gülen taraftar ölü sezonun çabuk bitmesini ve normal sezonun bir an
evvel başlamasını iple çekerler. Bizim şu güne kadar yaptıklarımız benim yüzümü
güldürdüyse de gelen sakatlık haberleri tadımı kaçırmadı değil. Bu durumu “iyi
pişmiş bir balık yerken, birinin onun üzerine limon sıkıp tadını tuzunu
kaçırması” şeklinde tanımlayabiliriz. Üzerimizde birkaç sezondur kötü bulutlar
dolaşıyor, Dallas fanlarının bedduaları mıdır bizim cenabetliğimiz midir
bilinmez. Neyse, yazının son kısmında bu haberleri değerlendireceğim şimdi ölü
sezonun başında yaptığımız hamlelere bir göz atalım.
2009 OFF-Season Haber Masası

Artest gitti, Ariza geldi, Gortat ile temastayız ve Von Wafer ile
görüşmeler devam ediyor. Bu haberler arasında ilgimizi en çok çeken ve bizi en
çok etkileyen haber Artest’in gidip Ariza’nın gelmesi olarak görünüyor. Bence
Artest’in gitmesinin bize hem yararları hem de zararları oldu. Zira kendisi bir
önceki yazımda bahsetmiş olduğum istikrarı sağlamak için yapılan hamlelerin
temel taşlarından birisiydi. NBA’in en iyi savunmacılarından birisi olduğu gibi
çok sorunlu bir insan kendileri. Geldiği zaman tam anlamıyla bir soru
işaretiydi. Ben 17 sayı ortalaması tutturduğu zaman bizimle giriştiği misyonunu
tamamlamış olacağına inanıyordum ve kendisi bu sayı ortalamasını tutturarak,
dökülen takımımızı savunmasıyla toparladı. Ara sıra 20 top kullanıp 5 isabet
bulduğu maçlar oldu. Dediğim gibi ortaya koyduğu performans ile gidişinin bize
getirdiği gibi bizden götürdüğü artıları da oldu. Ayrılmasının takımımız adına
iyi bir gelişme olduğu kanaatindeyim. Çünkü takımda herkes top kullanmaya
bayılıyor, hücumdayken herkes topu kullanmak istiyor. Bu nedenlerden ötürü hücum
organizasyonlarında zayıflıklarımız oluyordu. Onun gitmesi top sevdalısı olan
oyunculardan birinin eksilmesini sağladı. Zaten kalma gibi bir eğilimde olsa idi
bizden yıllık 8 MD alacaktı. LA Lakers onun hedefi olduğu için 6 MD’a anlaştı
onlarla. İyi bir oyuncu olduğunu bu sezon bizi toparlayarak ve Yao ile
bütünleşerek gösterdi. Bizimle olmak istediği yer buraya kadarmış, kutsal
Rockets formasının hakkını verdiği için teşekkür ediyorum ve yeni takımında
başarılar diliyorum…

Ariza’nın gelmesi yeniden bir re-building çalışmasının yürütüldüğünün
habercisi gibi. Takım belli bir seviyenin üzerine çıkılamayınca önümüze temcit
pilavı gibi ısıtıp ısıtıp sunulan bu opsiyon artık adamı çileden çıkarma
noktasına geldi. “Ariza geleceğin en iyi dış savunmacılarından biri olacak”
diyecek olursanız şu an eleştirdiğim olayların Ariza’ya bağlanmaması gerektiğini
belirtmek isterim. Sadece re-building çalışmalarının artık çok sıktığından dem
vuruyorum. Adam gibi bir kadro kurulsun sahada ölümüne mücadele versin, iyi
basketbol oynasınlar tek dileğim budur. Ne ise bu başka bir konu, Ariza’ya
dönelim… Bu derece yetenekli bir adam 2.turdan nasıl seçilmiş hayret ediyorum.
Takım GM’leri ne nane yiyor arkadaş bu work-outlarda? Bu oyuncunun içerisinde
yetenekle birleşen bir azim duygusu var ve bence içindeki azim ile kendini öyle
bir aştı ki saçma sapan bir takım olan New York Knicks’ten NBA şampiyonu LA
Lakers’a uzanan bir kariyerin altına imzasını attı. LA Lakers’ta hayatının en
iyi basketbol performansını sergiledi bence. Şu an da bizimle anlaşmış durumda.
Artest’in Lakers’a gitmesi onun bize gelmesi bir takas olarak algılanabilir
fakat birbirlerinin yerlerini doldurabilirler mi sorusunu sormamak gerekir. Zira
iki oyuncu da farklı oyun tarzlarına sahipler, yaptıkları işler ve hayat
tarzları çok değişik. Ariza’nın bize katacakları da götürecekleri de var ama
katacaklarının götüreceklerinden fazla olduğu bir gerçek. 15-20 sayı ortalaması
yok ancak çok iyi bir dış savunma etkinliği var ve birkaç sene sonra belki de
ligin en iyi dış savunmacısı olacak. Ayrıca ben Ariza'nın kendini sistemle
geliştiren bir oyuncu olduğunu gözlemledim ve Adelman’ın oynatmaya çalıştığı iyi
basketboldan nasiplenerek kalitesini oynayacağı basketbolla gösterecektir
bence. Potansiyelini kinetiğe çevirebilen bir adam aldık, önünde uzun yıllar ve
yollar var umarım kutsal Rockets formasının hakkını verir.

Marcin Gortat ile ilgileniyoruz. Bildiğiniz gibi Yao’nun sakatlığı ciddi
gibi görünüyor bu nedenle sezon içerisinde bir sıkıntı yaşamamak için uzun
rotasyonuna Gortat’ı katmak için yoğun bir çaba sarf ediliyor. Nasıl sarf
edilmesin ki? Bence Dwight Howard’ın fotokopisi gibi. Fikrime itiraz
edebilirisiniz ama sayılar yalan söylemez değerli arkadaşlar. NBA Final
serisinde aldığı kısıtlı sürelere rağmen sahada bulunduğu bölüm içerisinde Lamar
Odom ve Andrew Bynum’dan daha fazla ribaunt almış. Bu da bize gösteriyor ki
aldığı süre arttığı zaman hem hücum için hem de savunma için bir opsiyon. Howard
kadar dominant bir uzun olmasa da gelecek vaat ettiği aşikâr. Başka
takımlarından devre de olması biraz sinir bozucu olsa da GM Morey Gortat’yı
etkilemek için güzel bir yol bulmuş biz Rox fanları
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresine Gortat’yı ne kadar istediğimize dair mail atacağız ve o da etkilenecek.
Ben bu oyuncudan çok faydalanacağımızı ve bu yolun işe yarayacağını düşündüğüm
içi bir adet mail yolladım. Sizler de yollayım çünkü bir yeniden yapılanma
başlatıldı ve genç adamlar ile uzun soluklu bir maceraya çıkılacak. Bu uzun
soluklu macerada iyi bir kadro kurulması gerekiyor ve biz de iyi kadroyu
oluşturmak için gelecek vaat eden bir uzun arıyoruz. Gortat aranan kişidir.
İstediği süreyi bizim takımda alıp, kendini kanıtlayacaktır…

Birkaç gün önce Von Wafer ile anlaşmanın ağırdan alındığı dedikoduları
dolanıyordu haber sitelerinde. Ben Morey’in böyle bir saflık yapacağını
düşünmüyorum. Çünkü ne T-Mac hazır ne de güvenebileceğimiz bir şutörümüz yok.
Re-building çerçevesinde kadroyu baştan aşağı değiştirmek gerekmiyor,
ihtiyacımız olan yerlere adam aldığımızda yeniden yapılanma gerçekleşmiş oluyor.
Ben Wafer’ın takımda kalmasından yanayım, umarım Morey de benim gibi
düşünüyordur. Bu adamı elimizden kaçırırsak yeni sezon bizim için kayıplarla
geçer. T-Mac kadar yeterli olmasa da mücadele eden bir oyuncu, lütfen tutun
Wafer’ı…
Ölü sezonun başında bu kadar hareketlilik geçirdiğimiz yetmezmiş gibi
sakatlık haberleri de canımızı sıktı. Yao’nun sakatlığı medyanın gösterdiği
kadar ciddi değil ancak iyi bir takviye yapamazsak bu sezon başımız bir hayli
ağrıyacak gibi görünüyor. Ayrıca T-Mac’in halinin de ne olduğu tam bir muamma,
bu yüzden eldeki son SG’leri tutmamız lazım. Umarım Morey re-building yaparken,
rotasyonu da genişletecek yapılanmaların içine girer. En az sakatlıkla
önümüzdeki yılı geçirmek ve yeni yazılarda görüşmek ümidiyle.
Sevgi, saygı ve basketbol...
Ali Ünlü
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır