 Merhaba sevgili Roket kardeşlerim…
Rockets kendi adına sezonu yarılamış, hatta 2 maç fazlayla ikinci yarıya
başlamış durumda. 44 maçlık bu süreç içerisinde gelecek nesillere ışık
tutacak
ve siz okurlarla fikir alış verişini sağlayacak yazılar ortaya koyamama
engel
olan kendimce haklı bazı sebeplerim vardı. Aslında takımın sezon öncesi
durumunu
değerlendiren bir ve takım 21 maç oynadıktan sonra bir yazı yazmıştım
ancak
takımı yeterince takip etmediğimi düşündüğüm için bugüne kadar beklemeyi
uygun
gördüm. (*Yazı Nuggets maçından önce yazılmıştır.)
Şimdi hem Rockets hem de benim için hesap günü geldi çattı.
Koltuklarınıza sıkıca oturun, şov başlıyor…
Off Season 2009
Ayrılanlar: Ron Artest, Dikembe Mutombo, Brent Barry, Von Wafer
Büyük Türk rapçisi Sagopa Kajmer: “Geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz.” demiş. Bu
yüzden bu oyuncular hakkında konuşmayıp Rockets’a yaptıkları katkıları teşekkür
etmek ve gelenleri konuşmak gerekir.
Katılanlar: Trevor Ariza, Chase Budinger, Jermaine Taylor, David Andersen,
Pops Mensah Bonsu
Takım
GM’si Daryl Morey ölü sezonda Rockets kadrosunu takviye etmek adına iyi bir
politika izledi kanımca. Öncelikle draft gecesi gelmeden ikinci turdan üç seçim
hakkı alarak Chase Budinger, Jermaine Taylor ve Sergio Llull’ü seçti. Yao
Ming’in sakatlığından dolayı kazanılan MLE değerindeki kontratla NBA’in yükselen
değeri Trevor Ariza’ya imza attırdı. Rockets resmi içerisinde sırıtmayacak bir 5
numara içinde David Andersen’in haklarını Atlanta Hawks’tan aldı. Neden
alındığını hala kestiremediğim Pops Mensah Bonsu’da sezon öncesi kadroya dâhil
edilmişti.
Yapılan eklemeler ve çıkarmalar sonucu Houston Rockets bana göre oyuncuların öz
veriyle oynadığı takdirde Play Off yapabilecek bir görüntüdeydi, bazı çevrelerse
Houston Rockets’ın Batı sonuncusu olacağını düşünüyorlardı. 44 maç oynandı ve
durum: 24 galibiyet, 20 mağlubiyetle Batı dokuzunculuğu gösteriyor.
'09/10 and Judgement Day
Evet,
değerli okurlar… Houston Rockets bazı çevreler tarafından “Vahşi Batı”nın
zırıncısı olarak ilan ediliyordu demiştim ancak sezonun başlamasıyla Rockets’ın
çetin ceviz olduğu görüldü. Geçen sezonun kazanımları olan yıldızsız ve öz
verili oynamayı öğrenme sayesinde derli toplu basketbol oynayabilen, Jeff Van
Gundy’nin Rockets’ını hatırlatan bir savunma yapan ve hücumda iyi top
paylaşabilen bir Houston Rockets takımı oluştu fakat Chicago ve Atlanta
maçlarında Houston Rockets takımının çok silik bir oyun ortaya koyduğunu itiraf
etmem gerekir. Çünkü yerlere göklere sığdıramadığımız ve takımın lideri olan
Aaron Brooks’un şutlarının girmemesiyle birlikte takımın psikolojik olarak maçı
kaybetmesini ve 42 maç boyunca büyük bir mücadele örneği gösteren takımın maçı
kazanacak dermanın bitmesi gözlemledim. Henüz bir şey bitmiş değil ancak yıldız
olarak nitelendirdiğimiz oyuncuların eksikliğini bu noktalarda
hissedebilmekteyiz. Oyuncuların yürekleriyle oynamaları ve mücadelelerinin bizi
getirdiği nokta Play Off un dışarısı, bu durum büyük oranda kadrodaki 5 numara
probleminden kaynaklanıyor kanaatimce. Taraftar olarak resim içerisinde
sırıtmayacak bir 5 numara beklentisi içerisindeyiz. GM Morey vaziyet-i umumiyeyi
doğru okuyabilmek ve doğru kişiyi takıma getirmek adına deadline gününe kadar
bekleyeceği kuvvetle muhtemel. Kendisine güvenimiz tam, yaptığı başarılı
hamlelerden dolayı kredisi yüksek ve takımı daha iyi noktalara taşımak amacıyla
en doğru işi yapacağını düşünüyorum. Beklediğimiz takas gerçekleşinceye kadar
Adelman’ın rotasyon üzerinde birkaç değişiklik yapması gerektiğini düşünüyorum.
Oyuncuları daha ekonomik ve faydalı kullanarak bunu gerçekleştirebilir. Chase
Budinger’i ilk beşte başlatıp, Battier’ı benche çekebilir. Bunlar gibi birçok
seçim üretebiliriz ama Play Offtan uzaklaşmamak için önümüzdeki Denver-Portland-Phoenix
maçlarından en az ikisini kazanmak gerekiyor. Aksinin gerçekleşmemesini
diliyorum…
Chicago
ve Atlanta maçları dışındaki Rockets… Bu takımda geçen sene Ron Artest ve Yao
Ming(hala bizimle) gibi iki önemli oyuncu vardı ancak takım hücum ederken topun
iyi paylaşılamaması sonucu takımın kalitesine yakışmayan organizasyonlar
izleyebiliyorduk, sonucunda çileden çıkıyorduk. Bu sene bu karelerin azalmaya
başlaması Rockets’ın takım oyunu oynadığını ve topu faydalı şekilde kullanabilme
oranını artırdığını gözler önüne koymakta. Bu konuda takıma aşama kaydettiren
kişinin koç Adelman olduğu inancındayım bu yüzden bu satırlardan kendisine
tebriklerimi yolluyorum. Tekrar takıma dönecek olursak; takımın derli toplu
olarak oynamasını oyuncuların azmine, kendilerini kanıtlama çabasına ve
oyuncuların koçun oynatmak istediği basketbola uygun oyuncular olmasına
bağlamamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kadrodaki çoğu oyuncu geçen sene de bu
takımdaydı ve yıldızsız oynamayı becermişlerdi, yüreklerini savaşmışlardı; bu
sezon da aynısını yapıyorlar, koçun söylediklerini uygulamaya çalışıyorlar.
Belki takım mükemmel bir çizgide değil ama sezon başında üzerine yapıştırılmak
istenen batı sonunculuğu yaftasını kendisinden uzak tutmayı başarabildi. 44 maç
sonunda 24 galibiyet 20 mağlubiyetle batıda dokuzuncu durumdayız ve bu
performansla(Chicago ve Atlanta maçları hariç) devam ettiğimiz takdirde ligi
47-50 galibiyet alarak bitirip Play Off yapmak. Bence ligi böyle bitirmek
birçoğumuzu bahtiyar edecektir.
Judge The Players
Aaron
Brooks: Takımın lideri ve en çok sayı atan oyuncusu konumunda. Geçen sezon
bencil oynaması ve takımı oynatamadığı hususlarında eleştiriliyordu. Bu sezon
bazı maçlarda 10-12 asist yaparak takımı da oynatabileceğini kanıtlamış durumda.
Mükemmel bir yetenek, Houston Rockets için büyük bir kazanç ilerleyen zaman
içerisinde daha da fazla sorumluluk alarak takımı taşıyan oyuncu olacak.
Trevor Ariza: Takımın en çok süre alan oyuncusu. Beklentiler dâhilinde
oynuyor, NBA âlemi içerisinde en çok sevdiğim insanlardan birisi. Maç başına
yaklaşık 16 sayı atıyor, skorer oynayabilmesi için şutunu geliştirmesi
gerekiyor. Savunma konusunda takımın yükünü çeken en önemli oyunculardan bir
tanesi, bir yıldız adayı. Takıma katkı sağlamış durumda.
Luis Scola: Scola bu sezon da takıma ribaunt konusunda büyük bir artı
kazandırmış durumda. Hücumda ve savunmada dengeli bir oyun ortaya koyması
takımında tertipli bir şekilde oynamasına zemin hazırlıyor. Maç başına 9 ribaunt
ve 15 sayı ortalamasıyla oynuyor, işinin hakkını veriyor.
Carl Landry: Kyle Lowry ile benchten gelerek takımı oyunun iki yönünde de
rahatlatıyorlar. Maç başına 16,3 sayı atmış durumda. Tam bir görev oyuncusu,
Adelman’ın ve bizleri en çok güvendiği isimlerden bir tanesi. Takımdaki sayı
yüküne yaptığı katkıyla işinin hakkını verip bizden övgü kazananlar arasında.
Kyle Lowry: Kyle Lowry Rockets seyircisinin büyük şeyler beklediği bir
oyuncu. Zaman zaman patlayıcı performanslar ortaya koyarak takımın havlu
atmasına engel oluyor, sevdiğim bir oyuncu. Rockets’a oyunun iki yönünde de çok
katkı sağlıyor. Benchten gelip maç başına 9 sayı atmış ve 5 asist yapmış
durumda. Aldığı sürenin artması halinde asist ve sayı konusunda aşama
kaydedebilecek bir alt yapısı var. Başarılarının devamını diliyorum…
Shane Battier: Savunmada takımı toplayan, zaman zaman organize eden kişi
rolünde Shane Battier’i görmekteyiz. Takıma saha içinde yaptığı katkıların
haricinde sahanın dışında yaptığı katkılarıyla da takdir toplayan birisi, örnek
sporcu. Maç başına 8,5 sayısı ve 4 ribaundu var.
Chase Budinger: Chase Budinger’dan önemli beklentilerim var. Çünkü 2009
Draft sınıfının en kaliteli oyuncuları arasında. Yıldız potansiyeline sahip
ancak savunma ve ribaunt konusunda eksikleri bulunuyor. Kusursuz bir şutu var,
ilerleyen zaman içerisinde eksiklerini tamamlayabilirse önemli bir oyuncu
olacak. Bu hususlar dışında bu sezonki misyonunun önemli bir kısmını
gerçekleştirdiğinin inancındayım. Benchten gelerek maç başına 18 dakika süre
almış durumda. Maç başına 8,1 sayısı ve 3 ribaundu bulunuyor.
Chuck Hayes: Bu kadar düz, yeteneği sınırlı ve 5 numara oynamak için
fazlasıyla undersized bir oyuncunun azmi ve yüreğiyle kendini aşıp all around
bir oyunla takımına elinden gelenin %100’le yardımcı olmaya çalışıyor. Bu
şekilde devam ettiği sürece hem takım adına önemli bir isim haline gelecek hem
de kendini basketbol kamuoyuna kanıtlamış olacak.
David Andersen: David Andersen kendisinden beklenen düzeyde bir
performans grafiği çizmiş bulunuyor. 5 numara yedeği olarak maç başına 15 dakika
sürede 6 sayı 3 ribaunt sığdırmış. Kendisi için tek temennim var bulunduğu
noktadan daha yukarılara çıkması.
Takımın bugüne kadarki durumunu kısaca böyle özetleyebildim. Bundan sonraki 38
maçlık süreçte Houston Rocketslı oyuncuların yapması gereken kendilerine güvenip
yürekleriyle oynamaktır. Adelman’ın yapması gereken rotasyonu takıma daha uygun
hale getirerek oyunculardan daha fazla verim almak. Morey’in yapması gerekense
beklenen takası gerçekleştirerek eldeki lüzumsuz oyuncuları iş yapabilecek
oyuncularla değiştirmektir.
COME ON and GO ON!..
Hadi eyvallah…
Ali Ünlü
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|