Gurur Tablosu

RPD

RPD yazıları için tıklayınız.

Konu Dışı

Sakatlıklar

Takımdaki sakatlık durumlarını öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Multimedya

Forum sayfalarımızdaki resim ve videolara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Gecenin Maçı

Gecenin maçı tartışmalarımıza katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.

NBA

Anasayfa
İstikrarlı mıyız?
Yazar Ali Ünlü   
Salı, 30 Haziran 2009
 Merhaba Roketler,
Kevin Garnett ne der bilir misiniz? Bilmiyorsanız yazmakta fayda var çünkü yazıyı KG’nin söylemiş olduğu sözün üstüne kuracağım. “Normal sezonda ne kadar müthiş işleri başarırsanız başarın, aynı başarıları playoffta yakalayıp yakalamadığınız önemlidir.” Bu sözün anlamı çok derin sevgili arkadaşlar. Bu derin anlam her takım için çok farklı. Houston Rockets için bu derin anlam normal sezonda kendimize yetecek bir derece elde etmek ve playofflarda gidebileceğimiz yere kadar gidebilmekti.
Oyuncularımız bu derin anlamı gayet iyi kavradıkları için arzuladığımız yerlere ulaştık. Şimdi ulaştığımız yerlere nasıl geldiğimize bir bakalım.

Yazıyı gereğinden fazla uzatacağı için normal sezonu öyle uzun uzun değerlendirmeyeceğim. Normal sezonda başımızı ağrıtan problemler neydi, kazançlarımız neler oldu gibi sorulan cevaplarını arayarak güncel konulara güncel yorumlar yapacağım. Evet, kısa kesip başlıyorum.


2008/2009 Normal Sezon

 Sakatlıklara rağmen 07/08 sezonunda iyi bir başarı yakalayarak Off-Season’a başladık. Ölü sezonda yapılan Ron Artest takviyesiyle sezona kadroyu koruyarak girdik. İstikrarı sağlamak için mevcut olan kadroyla fazla oynamamak amaç edinilmişti ve bence bu hamle var olmayan bir istikrar yaratmak amacıyla bu sezonda yakalamış olduğumuz başarının temelini oluşturdu. Ancak bu hamle “istikrar” kelimesinin oluşturulmaya çalışıldığı bir ortamda Ron Artest gibi denge sınırlarını zorlayan bir basketbolcunun olmasından dolayı kafamda soru işaretleri oluşturdu. Tamam, ligin en iyi savunmacısı ama adamın kafatasını da attırmıyor değil. Bu yüzden bazı soru işaretleri kafama takıldı durdu ama gerçekten kaliteli olduğunu takıma kattığı artılarla gösterdi. Ron Artest’in dışında Brent Barry’i de alıp kadro rotasyonunu genişlettik. Ayrıca drafttan gelen oyuncularla takım sezon öncesinde geçen sezon gibi can yakacak bir takım olduğunu gösteriyordu. Ölü sezonun ardından bildiğiniz üzere iple çektiğimiz normal sezon başladı. Ölü sezonda yapılan akıllı hamleler bu sezon takımdan umutlu olmamı sağladı. Çünkü T-Mac’in yanına hem iyi hücumcular hem de iyi savunmacılar ekleyip yola çıkmıştık. Hazır bir T-Mac’in hem kendisini hem de yanındakileri oynatacağının bilincinde olduğumuz için rakiplerin bu sezon evimizdeki maçlarda fena şekilde zorlanacakları aşikârdı. Kadro iyi de olsa kötü de olsa belli bir hedef çevresinde birleştirildi ve bu sezon uğruda savaştığımız hedef her şeyden “istikrar” kelimesine yeniden hayat vermekti. Her zamanki gibi underdog olarak gösterildiğimizin farkındaydık ama önemli olanın kendi misyonumuzu gerçekleştirmek olduğunu da bilmiyor değildik. Sezona Memphis Grizzlies galibiyetli ile mutlu bir şekilde başladık. İlk maçtan bir galibiyet çıkarıp arkamıza momentumu aldıktan sonra en çok yenmek istediğimiz ve hiç hoşlanmadığımız Dallas’a çakarak kadromuzun ne kadar kaliteli olduğunu ve hedefinden sapmak istemediğini gösterdik. Bu galibiyetlerin akabindeki 18 maçta kendimizden üstün takımlara, seviyemizdeki bazı takımlara ve bizden aşağıdaki bir takıma 7 maç kaybettik. Geçen sezon bu dönemlerde denk gelen 20 maçta 9 yenilgimiz bulunuyordu. Benim gibi basketbol sever arkadaşlarla muhabbet ederken bu yazı da vurgulamış olduğum gibi istikrardan bahsediyorduk. Ben de bu sayısal veriler ışında bir yorum yaparak Rockets’ın geçen sezona göre daha iyi olduğunu ve Ron Artest hamlesiyle daha da kaliteli bir takım haline geldiğimizi aktarmıştım, kısacası istikrarın sağlanacağını biliyordum. 20 maçlık periyottan sonra klasik sakatlık zırvalıklarını yaşayıp durduk. T-Mac’siz, Artest’siz ve Yao’suz kaldığımız dönemler oldu. Bu sıkıntılı dönemlerde takım mücadelesi gerçekten üst düzeyde oldu. Bence bu mücadele kalburüstü oyuncular varken de olmalı çünkü günümüzde hangi alanda olursa olsun mücadeleci olmak başarıya ulaşabilmek için çok önemli bir faktör. Mücadelecilik özelliğini biraz geç kazanmış olsak da oyuncularımızın performanslarında gözle görülür bir artış baş gösterdi. Performanslarının artmasının en büyük sağlayıcı mücadelecililik demiştik ancak kuru kuru mücadelecilik bir şeye yaramıyor, oyuncularımız sakatlık yaşayan oyuncuların olmadığı dönemlerde uyum sorununu çabuk çözdüler ve takım oyunu oynadılar. Bu etmenleri de kullanarak kısa vadeli bir başarı kültürü yakaladılar. Kadro rotasyonu da T-Mac, Artest ve Yao olmaksızın iyi sayıldığı için çekişmeli geçen playoff savaşlarında dezavantajlı bir duruma düşmemize zemin hazırlamadı. Belli bir süreden geçtikten sonra Artest ve Yao kadrodaki yerlerini aldılar fakat bırakıp gitmelerine artık alıştığımız süper yıldızımız T-Mac dönmedi. T-Mac’in dönmemesi takımın için dünyanın sonu olmadı ve daha iyisini yapabilmek için gerçekten büyük bir mücadele örneği gösterdiler. Bazı yerlerde bazı takımların bireysel silahlarına mağlup olmaktan kurtulamadık ama bunların da basketbolun doğasında olduğunu unutmamak gerekiyor. Nihayetinde sezonu hedeflediğimiz gibi geçen sezonki 55 galibiyet 27 mağlubiyetlik dereceye yakın bir derece yakalayarak tamamladık. “İstikrar” kelimesini tekrar yanımıza ekleyerek takımımızın belli bir standardın altına düşmeyecek bir kaliteye sahip olduğunu ispatladık. Aynı zamanda Yao var olan özelliklerine liderlik etme ve fiziksel sertliği de ekleyince bizim için büyük bir kazanç olduğunu gösterdi. Yao’nun dışında oyuncularımız takımda sakatların yerini doldurabilmek için büyük öz veride bulundu ve gerçek bir takım olma yolunda koca adımlar atıldı. Kısacası normal sezonu anormal bitirmeyip playofflara konferans beşincisi olarak ismimizi yazdırdık. (Normal sezonu uzatmayalım dediysem de mecbur uzuyor :) )

2009 Playoffs

 Playofflara beşinci sıradan girip genç ve dinamik bir takım olan Portland ile eşleşerek başladık. Seri öncesi tahminim 4-3’lük sonuç ile konferans yarı finallerine gideceğimiz yönündeydi. Neden böyle bir hissiyatınız vardı diye soracak olursanız sonuçta dördüncü ve beşincilerin mücadelesi çok büyük çekişmelere sahne oluyor ayrıca her zaman böyle seriler büyük heyecanlara sahne oluyor sizlere vereceğim cevap olur. Ayrıca sezon içerisinde Portland ile yaptığımız maçlarda ise 2-1’lik üstlüğümüz bulunuyordu. Oynanan üç maça kısaca göz atarsak kazandığımız maçları hep rahat bir şekilde kazandığımızı kaybettiğimiz maçta eşitliğin hâkim olduğunu ve son on saniyede yediğimiz basketle eşitliğin bozulup maçı kaybetmiş olduğumuzu görüyoruz. Kadro rotasyonu olarak Portland’dan üstün bir takım olduğumuz düşünüyorum. Oyuncuların yapacağı bireysel katkının da rotasyon olarak bizden gerçekleşeceğini düşündüğüm için böyle bir hissiyattaydım. İlk maçtan bir galibiyet bekliyordum. Maç beklentilerimiz neticesinde gerçekleşti. İlk beş oyuncuların sadece Brandon Roy çift hanelere ulaşabildiği için 108’e 81 gibi ezici bir sonuçla Portland’ı devirdik.  Bu maçtan sonra oynanan maçlarda genel olarak eşit bir durum gözümüze çarptı. Üçüncü galibiyeti aldıktan sonra gerçekten rahatladık ve ilk turda Konferans yarı finallerine gitmeyi daha çok istediğimizi gösterdik. Seri yedinci maça kadar uzamadı işimizi erken bitirip altıncı maçta, yine pek hoşlanmadığımız LA Lakers ile eşleştik.

Sezon içinde oynadığımız dört maçı da kaybetmişiz. Ne garip! LA Lakers ve Kobe’nin şampiyonluğu ne kadar çok istediğini biliyordum. Ligin en iyi uzun rotasyonuna sahipler, Kobe artık tam bir lider olmuş. Karşılarında pek şans tanınmıyordu bizlere. Seri öncesi tahminim de LA Lakers’ın bizi 4-1 ile geçeceğini düşünüyordum yazdığım nedenlerden ötürü. İlk maçtan hiç ümitli değildim ama oyuncularımız maçtan ümitli olduklarını gösterdiler. Yao takımı sırtladı ve LA Lakers’a işiniz kolay değil mesajı vererek maçı kazandırdı. Bu maçın ardından Lakers silkinip kendine gelerek iki maçı art arda kazandılar. Üçüncü maçta Yao’nun sakatlanması iyice midemizi bulandırdı, oyuncularımız bu olayın ardından gerçekten sağlam durup mükemmel bir mücadele örneği göstererek lakayt davranışlar gösteren Lakers oyuncularını büyük bir sıkıntıya soktu. Kobe yine işler kötüleşince ortaya çıkarak gerçek bir lider olduğunu ispatladı. Dördüncü maçı koparan isimdi ve kupayı ne kadar istediğini tekrar göstermiş oldu ortaya koyduğu performansla. Bizim tarafta ise eski bir efsaneyi geri döndürme çalışmaları vardı. Durum 3-2 olmuş ve Lakers’ı eleme şansımız var. Takımımız yine takdire şayan bir performansla seriyi yedinci maça götürdü. Yedinci maçta takım oyunun bir yere kadar yettiğine tanıklık ettik. Bir yerden sonra bireysel yetenek olmayınca kesilip kalıyorsunuz. Lakers son maçta bireysel yetenekleriyle bizi kötü vurdu. Belki Yao olsaydı Lakers eleyip, finallere gidebilirdik fakat Yao olduğu zaman belki de Kobe daha fazla çıldırıp seriyi çok erken koparacaktı. Bizim için en hayırlısı bu imiş diyip sözümüze noktayı koyalım. Bir hususu da belirtmek istiyorum örnek alınası müthiş basketbolcu KG’nin söylemiş sözü büyük oranda da gerçekleştirdik. Belki müthiş işlere imza atmadık ama sezon içerisinde yıldızsız oynadığımız maçlardaki performansları playoffta oynadığımız aynı nitelikteki maçları kazanarak mücadeleci olduğumuzu kanıtladık.

Başlıkta sorduğumuz soru sonucumuzu da oluştursun. Normal sezonda geçen sezona yakın bir galibiyet sayısına ulaştık bu durumda istikrar olduğunu söylememiz mümkündür. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki güzel bir yıl, güzel bir sezon, güzel bir playoff macerası yaşadık. Takımımızın yıldız oyuncuları olmadan da müthiş işler yapabileceğini gördük ama Sivasspor örneğinde olduğu gibi koparıcı oyuncuların olmayışının sıkıntılarını çektik. İyi ve kaliteli bir takımımız var ancak bir yerden sonra değişim yapılması gerekir. (Narin oyunculara yol verin, basketbol çok sert bir oyun!)

Sevgi, saygı ve basketbol…


Ali Ünlü
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 RoxTurk.Com: Türkçe Rockets Sitesi / Turkish Rockets Web Site
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.