|
Anasayfa
|
|
Geçen Yaz Ne Yaptığını Biliyorum |
|
Yazar Cüneyt Açarçiçek
|
|
Çarşamba, 10 Ekim 2007 |

Ölü sezonun bitimine sayılı günler kala; takım analizleri bir bir yapılmaya,
geri sayım sayaçları ana sayfalara konmaya başladı. Biz de RoxTurk ekibi olarak
kendi takımımızı analiz etmek adına bir şeyler yapalım istedik. Eralp desturu
verdi ama sağlam bir desturla olaya girdi ki bize pek bir şey kalmadı aslında.
Ama verilmiş sözler var zahir yazmaya çalışacağız biz de bir şeyler.
Yazıya nerden başlayacağımı düşünürken, okulların yeni
açılmasından esinlenerek mazi yapayım dedim kendi adıma. Hani hepimizi biliriz.
Okula başlanır daha ilk Türkçe okuduğumuz sınıfa göre Edebiyat dersinde o
muhteşem soru sorulur "Geçen yaz Ne yaptın X." Ben de bu soruyu genel
menajerimiz Daryl Morey’e sorayım dedim.
-Söyle bakalım Daryl, geçen yaz ne yaptın?
Hocam yaz çok yoğun geçti. Geçen sene karneyi aldığım da daha ilk turdan
çaktığımızı görünce sayın velim Leslie Alexander’in disiplininde sonsuz
özgürlüğünde çalışmaya başladım.
İlk heyecanla Mike James’i geri getirdim. Realgm forumların da dolaşmayı çok
severim ben. Baktım orda herkes çakma MJ’in geri dönmesi için konular açmış,
yorumlar yapmış. Ben de bu işle başladım. Timberwolves’u ikna etmek pek zor
olmadı. Gerek geçen seneki MJ’in performansı gerekse de McHale’in adam olmaması
bunun için etki sayılabilir. Bir de MJ’in bavuluna Justin Reed’i de koymuşlar
onu da atlamayayım.
Sonra sonra boş duranı Allah sevmez felsefesiyle. Önüme gelen serbest oyuncuyla
görüştüm. Ama anladım ki onlardan ekmek çıkmayacak. Bi cin olmadan adam çarpayım
dedim ki , afyonum Spurs’e çarptı. İlle de gitçem diyen Vassilis’i verip
karşısında Luis Scola ile potansiyeli forumlarda sıkça konuşulan J. Butler’ı
getirdim. Böylelikle hem 4 numara açığımızı Avrupa’nın en iyi 4 numarasını
getirerek çözmüş hem de olur ya “ Kem Gözler” Deke’in aklını çelerde takımdan
ayırırsa diye Yao’yu dinlendirecek adamı kadroya katmış olduk.
O günlerde de Steve Francis New York’tan Portland Blazers takası gerçekleşti, ve
hemen medyaya haberler sızmaya başladı, Steve Francis’in serbest bırakılacağı
doğrultusunda. Ben de ne yapayım, mevsim yaz ya. Göletten su içmeye gelen
Manda’yı bekleyen bir Timsah gibi bu durumun gerçekleşmesini bekledim. O gün
geldi biz de gerek Steve’nin “Doğduğum değil doyduğum yer Houston’dır”
felsefesiyle hareket etmesi gerekse de Yao ve T-Mac’in irtibatı doğrultusunda
eski yıldızımızı tekrardan kadromuza katmayı başardık.
-Bitti mi Daryl? İzin ver arkadaşların da yaz tatillerini anlatsınlar?
Olur mu hocam hiç, sizce biz kofti genel menajer miyiz ? Neyse durun devam
ediyorum, yazın en büyük transferinden bahsetmedim daha. Geçen sene karnenin
kötü gelmesi sonucu, özel ders hocamız Gundy’nin görevine son verilmişti. Biz de
onun yerine Rick Adelman ile anlaştık. Bol yıldızlı takımımıza kendisinin ilaç
gibi geleceğini düşündük. Onun gelmesinden sonra geçen sene Bostan korkuluğundan
az çalışan Bonzi Wells "Ben de bu takımın parçası olmak istiyorum" tadında
açıklamalar yapmaya başlamıştı ki. En parlak senesini Adelman yönetiminde
geçirdiği için biz de sıcak baktık ve opsiyonunu kullandı. Herkes draftta 4
numara seçeceğimizi bekliyordu. Ama biz sıradanlaşmadık ve potansiyeline
inandığımız Aaron Brooks’u kadromuza kattık, o da sağ olsun bizi mahcup etmedi
yaz liginde parmak ısıttırdı. Seattle’dan gelen hakla Carl Landry’i getirdik.
Çok hırslı bir genç valla ben sevdim. İnşallah faydalı olur gerçi para konusunda
biraz pürüz oldu ama hallettik. Sütlaç gibi oldu ortam. Yazın Chuck’ı gibi Asker
Hayes ile anlaştık. Kontrat bazında 4 numarasız girdiğimiz yazdan 404 misali
çıkmayı başardık. Dedemiz Deke ile de sözleşme imzaladık.
Bu olanlar sonrasında çok eğlenceli bir yaz geçirdiğimizi düşünüyorum. Belki bir
parça sorunlu oyuncuları toplamışız gibi duruyor. Ama şehrimizin ruhu, koçumuzun
oyunu ile bu sorunları aşacağımızı düşünüyorum.
Cüneyt Açarçiçek
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|
|
|