Gurur Tablosu

RPD

RPD yazıları için tıklayınız.

Konu Dışı

Sakatlıklar

Takımdaki sakatlık durumlarını öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Multimedya

Forum sayfalarımızdaki resim ve videolara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Gecenin Maçı

Gecenin maçı tartışmalarımıza katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Anasayfa arrow Fikstür (2008-09)
"Fran(sız)cis" Kalmadık :)
Yazar Eralp Demirkul   
Pazar, 22 Temmuz 2007
 Draft'i ve umutlarımızı dile getirdiğimiz o güzel sözlerin ardından,belki de olabilecek en hoş şeylerden birisi için vaktimi harcamaktan dolayı mutlu olduğumu dile getirerek başlamak istiyorum. Sanırım heyecan katsayım yukarıda kurduğum cümlenin uzunluğu ve karmaşıklığından anlaşılıyor. Gelelim bizim mevzuya... Aman iyi okuyun, birisi şuan Houston/Texas yollarında...

Adres doğru, yanlışım varsa düzeltin. Tarifi yanlış yaptıysam bile bu yolları bilen birisi için boş konuşuyorum. Steve Francis geri geldi galiba. Evet, evet. O geri geldi. Tracy'nin her play-off elenişinin ardından kullandığı cümle -"I will be back"- Francis'in dönüşünden önce de Houston safhalarında kullanılıyordu."He will be back" Ve sonunda beklenen oldu, kendisi geri geldi. Birçok talibi varken; Miami Heat, Dallas Mavericks gibi şampiyonluğu kovalayan takımlar dahi kendisini isterken o belki de gerçekten Nba yıldızı olduğu, "Franchise" olduğu Rockets'ı seçti. Biraz eski günlere dönmeye ne dersiniz Rockets ahalisi... Türkçe okunuşları ile dalacağım direk kusura bakmayın... :)

 "Ohhh, emeyzing pıley bay fırensis, "ohooho, sitiv fırençayz", "megnifisınt kıros ovır bay fırençayz..." Biraz olsun bu cümleler sonrası hafızası canlananlar parmak kaldırsın. -Tamam indirin. Yahu yaptığım şeye bakın, kaldırmayacak olan birinin olması mümkün değilki. Gidelim 2000'lerin başına. Bir ışık parlıyor, Houston şehrinde. Vancouver'dan öyle bir adam takas ediliyor ki 99 yılında; belki de bir takımın başına gelebilecek en mantıklı seçim olarak hafızalara kazınıyor. Tabi bu hafıza olayı, bu adamın yaptıklarını gördükten sonra kayda alınıyor. Neler yapmıyordu ki? Kendisi her saniye yerleri öptürdüğü-öpmeyi bırakın yer ile temasa geçirdiği-basketbolcular, zaman zaman point guard, zaman zaman shooting guard oynayabilen kabiliyeti ile, müthiş smaç özelliği doğrultusunda zamanında katıldığı ve kazandığı smaç yarışması ikinciliği, atletizmi, çabukluğu, ribaundçuluğu, pasörlüğü, kritik anlarda aldığı sorumluluklar ile rahatça tanınabilir. He unutmadan bu arkadaşın üst üste All-Star olduğu seneleri, takımını genç yaşında sırtlamasını, son raddelerinde bir play-off yüzü göstermesini ve daha tonlarcasını hatırlatmak zorunda hissettim kendimi...

 Houston şehrinin belki de Olajuwon amcamızdan sonra benimseyebileceği en uygun star olan Francis, gün geldi ve Magic yolunu tuttu. Bizler de bu takımı tutmamızdaki en büyük etkenlerden birisinin ayrılığı ile tam hüzünlenmişken, Tracy denen olağanüstü yaratığın gelişini duyduğumuz an itibariyle yaramızı örtecek merhemi bulduğumuza inanmıştık. Evvela Tracy McGrady, Steve Francis'ten büyük oyuncudur fakat o ayrılık koyucu bir ayrılıktı. Yıllarını Rockets'a veren adamın gidişi elbette bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Magic'e gitti, Magic derken Madison yollarına sonra iyice istenmeyen adam haline geldi. En son Blazers yolunda iken adeta kapı dışarı edildi.Sorun adam, problem çocuk, potansiyel felaket ve benzeri binlerce yakıştırma yapıldı bu süreçte kendisine. Maziyi bir kenara atarak bu güne, yani yeniden Houston yollarına varışı ve de "3" numaralı formayı sırtına geçireceği günlere gelmek istiyorum. Hedeflerimiz maksadında yapabileceğimizin en iyisini yaptık desek yeridir aslında. Francis'i yuvaya döndürmekte ve bunca hamlede pay sahibi olan Morey, Adelman ve de diğerlerine -Alexandar,Sikma,Turner vs.- teşekkürü borç bilmeliyiz. Şimdi hesaplar kurulmaya başlanacak, her sezon olduğu gibi yapılan hamleler doğrultusunda hedefler yazılıp-çizilecek. Peki bizim hedefimiz bu kez ne olacak?

 Aldım elime kağıdı birşeylere bakıyım bir dedim yazdım kadromu, efendim başladım Francis'ten Tracy'ye, Battier ustadan Çin Seddine, Mikey ve Head efendilere, Avrupa starı Scola'ya... Yaz da yaz. Bitmedi yaza yaza. Şimdi duyuyor gibi oluyorum şu sözlerinizi; "Her saniye bu hesap kitap yapılıyor fakat aynı tas aynı hamam", "Huylu huyundan vazgeçmez, bu Rockets uslanmaz yine bir halt yiyemez..." Öyle demeyin baylar bayanlar. Önce bir kadroya yeniden bakın. Kadroda bulunan tüm mevkilerin üzerine parmağınızı koyun yada tüm adamlarımızın üzerine; yalnız bir tanesini boş bırakın. Şöyle iyice bir inceleyin. G / 3 Steve Francis, işte incelenmesi gereken tek nokta. Bu şanlı formayı yeniden sırtına geçirecek ve belki de eskiden terör olarak tabir ettiğimiz maçlarını yine sergileyebilecek olan bir isimden bahsediyoruz. Dile kolay. T-Mac'in istediği 3. skor opsiyonu bir kenara, 4. ve 5.skor opsiyonlarının olduğu bir takım ortada bulunmakta. Bol guardlı, hedefleri yüksek, Francis'in safhalarına geçtiği bir takım. Texas'ın kuytu köşelerinde belki de büyük sükse yaratacak, ortamı canlı kılacak hamleleriyle Houston Rockets...

Yazıyı bitirmek üzereyken aklıma geldi, kusura kalmayın ahali... Francis'in takıma katılacağını duyduğum anı sizlere anlatmak istiyorum. Tatil için uzun süreli siteden ayrı kalacağımı bilerek geçirdiğim günlere bir yenisini daha ekliyordum ki; üşenmeyip bir internet kafeye gidivereyim dedim. Siteler bir kenara öyle arkadaşlarıma duyduğum özlem doğrultusunda direk Msn denen aleti açtım. Bana ilk yazan Amerikalı ve de koyu bir Rockets taraftarı olan "Alex" adındaki müthiş insandı. Bana Francis'in takıma katılacağını "Your man is here!" cümlesi ile ifade ederken; geçirdiğim şoku atlatmam baya bir süre aldı. Ancak bir süre arkadaşlarıma saçma ifadeler ve yazılar kullandıktan sonra kendime gelebildim. O artık yeniden buradaydı. Sizlerden çekinmeden kendisini aşık olduğum insan ve zamanında beni Hüstın Rakıts'a da aşık ettiren kişilik olarak tabir etmek istiyorum...

 Hedefler büyük, T-Mac-Francis-Yao üçlüsü ile başlayacak olan serüven sonrası beklentiler kat kat artacaktır. Büyük üçlüye şimdilik bu cephede güven sonsuz. Sonrası ne olur bilemem. Fakat şuan için gerçekten şu 3 ayın geçmesini bekleyen ve Rick'in roketlerini görmek isteyen ben ve diğer tüm roket kardeşlerime bir ton sabır diliyorum. Sözlerimi noktalamadan bir söz sanatı yapalım diyorum ve "Kimse artık "Fran(sız)cis" kalmayacak" diyorum... :)

"Fran(sız)cis" kalmamak ile birlikte sağlıcakla da kalın Rockets ahalisi,bir dahaki satırlarda görüşmek arzusu ile...

 


Eralp Demirkul
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
 
< Önceki   Sonraki >
© 2009 RoxTurk.Com: Türkçe Rockets Sitesi / Turkish Rockets Web Site
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.