|
Aslında böyle bir yazıyı yazmak gibi bir niyetim yoktu fakat sitenin açılışında sitede benimde bir yazım bulunsun diye düşündüm ve bu yazıya başladım. Play-Off’lara sayılı günler kala aldığımız güzel PHX galibiyeti belkide gaza getirdi beni. Kim bilir? Yazıya başlık bulma kısmı ise zor oldu. O anda da imdadıma batug.org’da gördüğüm bu başlık yetişti. Neyse uzatmayıp geçelim sözün özüne…
Bu aya başlarken aklımızda olan en önemli şey play-off’larda ev sahibi avantajını ele geçirebilmekti sanıyorum tüm Rockets’lılar adına. Nisan’ın ilk maçında play-off rakibimiz olan Jazz’i evimizde ağırlıyor, fakat son saniye rezilliği yaşayarak maçı 86-83 kaybediyorduk. Bu maçı kaybetmemizle gözlerimizi hemen fikstüre çeviriyor ve başka Jazz maçımız var mı diye bakıyorken ayın 18’ini, son maçı görüyoruz… İşte fırsat: Jazz’ı normal sezonun son maçında yenecek, kendi hesabımızı kendimiz görecektik. Fakat bunlara hiç gerek bile kalmadı. An itibariyle her iki takımında ligde tek maçı kaldı ve fark 2 maç. Aldık yani ev sahibi avantajını birkere arkamıza.
Nisan kötü başladı!
 |
Daha sonraki maçta play-off’lar için var gücüyle saldıran Warriors ile karşılaştık. Hafiften bir mağlubiyet beklentimiz var bu maç için, Maçın 6. dakikasını geride bıraktığımızda T-Mac sakatlanıp sahayı terkederken galibiyeti değil artık T-Mac’i düşünmeye başlıyoruz. Play-Off öncesi bu da olmazki diye düşünmeye başlıyoruz kara kara. O maçta da Yao sadece 4 atış kullanıyordu ve beklediğimiz yenilgiyi alıyorduk. Daha sonraki maçta T-Mac tedbir amaçlı oynamıyor, Yao’da dinlendiriliyordu. Yine iki yıldızımızın yer almadığı maçta kimseden de doğru düzgün bir destek almayınca Portland’a da 85-78 yeniliyor ve Nisan’a 0-3 ile başlıyoruz… Bitime 6 maç kala ev sahibi için savaşıyoruz ve 3 maç arka arkaya kaybediyoruz… Olacak iş değil. Fakat bakıyoruzki bu sure zarfında Jazz’de arka arkaya maç kaybediyor. Şansımız mı desek artık ne desek bilmiyorum. Bu 3 yenilginin ardından oynadığımız 5 maçı kazanıp bu sure zarfında Jazz’ında kaybetmesiyle ev sahibi avantajını zorlanmadan ele geçiriyoruz ve sezonun son maçı için Utah’a gidiyoruz. Play-Off provası…
Esas oğlanlar play-off'a hazır!
 |
Batug.org’da gördüğüm bir başlık… Evet takımımız play-off’lara hazır! Son maçımızda ligin en iyi ikinci derecesine sahip takımı Phoenix’i de yenerek gösterdikki hazırız. T-Mac’in son iki maçtaki güzel isabet oranı takım adına sevindirici olaylardan sadece biri. T-Mac son maçında 39 sayı 11 ribaund 9 asist ve 2 top çalma ile oynayıp takımına galibiyeti getirirken Yao ise 34 sayı ve 8 ribaundluk bir performans sergiliyordu. İki süper yıldızımızın yükselen performansları play-off’lar öncesi yüzümüzü güldürürken diğer sevindirici olay ise Hornets maçındaki Rafer “Skip to my Lou” Alston’ın performansıydı. Rafer fazla zorlama atış kullanmayarak 7-13 gibi bir yüzdeyle 21 sayı atması ve 13 de asist yapması sezon boyunca böyle bir performans görmediğimiz için bu performansı bizleri oldukça sevindirmişti ancak Phoenix maçında tekrar eski Rafer görüntüsü çizmiş ve bizleri düşündürmüştü… Son olarakta bench’ten büyük katkı aldığımız L.Head’in sakatlıktan harika dönmesi. Sakatlıktan döndüğü ilk maçta Warriors potasına 30 sayı bırakarak oyuna tekrar ısındı ve ardındaki maçlarda bench’ten yaptığı katkılarla takımı rahatlattı.
Play-Off’larda Ne Olur?
 |
Play-Off öncesi takımımız adına en çok sorun yaratacak adam kuşkusuz Carlos Boozer olacak. En büyük eksiğimiz olan 4 numarada rakipte böyle bir oyuncunun bulunması sorun fakat bu bizi geçebilmeleri için yeterli bir sebep değil. Deron Williams ise bir diğer sorun yaratabilecek adam. Rafer Alston Jazz maçlarında ona karşı her ne kadar kötü oynamadıysa da Play-Off’larda ne olacağı belli olmaz. Hele de söz konusu Rafer ise ve karşısındaki adamım hiç play-off tecrübesi yok ise. Bizim de rakiplere karşı avantajlarımızdan en önemlisi kuşkusuz T-Mac. Bütün bir sezon yatan Kirilenko gelipte T-Mac’i zorlarsa işte bu noktada takımımızın işi zorlaşır ibre Jazz tarafına doğru döner. Peki ya durduramazlarsa T-Mac’i –ki zor bana göre- o zaman işimiz kolaylaşır. T-Mac ısındığında (son maç 39 sayı 11 rib 9 asist) her takımı (phx) yenebileceğini son maçında gösterdi. İşte eğer T-Mac’i durduramazlarsa kurban bu sefer Jazz olur. Neyse, play-off konusuna fazla değinmek istemiyorum aslında. Sonuçta neler olacağı belli olmaz. Play-Off’lar için dileğim ise her iki takım adına bir sakatlık olmaması ve güzel bir seri izlememiz. Tabi bütün bir sezon Jazz maçı yayınlayan NTV’nin de bu seriyi yayınlaması :)
Sevgi, saygı, bol Rockets’lı günler… Son olarakta;
Hadi bakalım, yolun açık olsun Rockets!
Kıvanç Yanar
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|