Gurur Tablosu

RPD

RPD yazıları için tıklayınız.

Konu Dışı

Sakatlıklar

Takımdaki sakatlık durumlarını öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Multimedya

Forum sayfalarımızdaki resim ve videolara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Gecenin Maçı

Gecenin maçı tartışmalarımıza katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Anasayfa
Bugünleri de Gördük
Yazar Murat Köse   
Cumartesi, 22 Mart 2008
 Herhangi bir işte, spor dalında vs. “istikrarlı” olarak nitelendirilmenin ne kadar önemli ve güzel bir duygu olduğunu yaklaşık iki aylık bir süreçte bir spor dalında, sempati duyduğumuz bir takımda gördük, yaşadık.

Evet... Houston Rockets takımı 22 maçlık galibiyet serisiyle NBA tarihine yeni bir rekor eklerken, kendi camiasına da tarifi zor güzellikte duygular yaşattı. Ben bu yazıda işin teknik detaylarına çok değinmeyeceğim. Seri boyunca zaten bir çok şey yazıldı,
yazdık veya sohbetlerimizde yeterince tartıştık. Herhangi bir işte, spor dalında vs. “istikrarlı” olarak nitelendirilmenin ne kadar önemli ve güzel bir duygu olduğunu yaklaşık iki aylık bir süreçte bir spor dalında, sempati duyduğumuz bir takımda gördük, yaşadık.

Kendimi baz alarak düşündüğümde bu seri, adeta bir büyü, “Böyle bir şey sadece filmlerde olur” gibi bir şeydi. Özellikle son birkaç yıldır kadrosunda iki süper yıldızı bulundurmasına ve diğer rol oyuncularıyla da iyi bir takım olarak nitelendirilmesine rağmen bir türlü kabuğunu kıramamış, istikrarsız bir takım izliyorduk. Bu seneye de bir kazanıp, bir kaybederek yani yine istikrarsız ve tat vermeyen bir takım olarak girmiştik. Her yerde yine aynı yazılar, aynı laflar dolaşıyordu: “Houston we have a problem.”

Adelman’ın gelişiyle de takımda çok önemli değişiklikler yaşanmamış gibiydi. Ancak 29 Ocak Golden State maçıyla bir şey başladı. Bir iki üç derken, 10 maça kadar çıkan bir galibiyet serisi oluştu. Açıkçası, takıma sempati duymama rağmen önceleri beni de çok heyecanlandırmadı. Sonra Yao sakatlandı ve bütün umutlar bir anda yıkıldı. Takım artık tepe taklak gider diye düşünenlerin sayısı hiç de az değildi.

 İşte beni ve birçok kişiyi heyecanlandıran asıl şov bu noktadan sonra başladı. Takım halinde inanılmaz oynamaya başladık. Bir maç T-Mac, bir maç Alston çıkıyordu sahneye ve çoğu maçta da bir takım performansı görüyorduk “box score” larda. Çoğu maçı box score ile takip etsem de o heyecanı hissedebiliyordum. Zaten 15. maçtan sonra her maç gününün ertesi sabahı yine kimi yenmişiz, bu sefer kaç sayı fark atmışız düşünceleriyle bakıyordum nba sayfalarına. İşte bu duyguyu yaşamak bambaşka bir şey. Kazanmaya alışmak, takım ve camia olarak kenetlenmek. Zirveye yakınlaştığınızı, onu kovaladığınızı hissetmek, tarif edilemez bir haz veriyor. Nitekim Türkiye’deki Roketler olarak birlikte izlediğimiz Lakers maçındaki galibiyet ile bu duygu doruk noktasına çıktı. Bir düşünün... Genelde Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi kulüplerimizin, fuuuutboool maçlarında böyle buluşmalar olur ve birlikte maç izlenir. Burada ise bırakın futbolu, bırakın Türkiye’yi, başka bir kıtada oynanan basketbol adına buluşulup, galibiyet sonrası sevinç tezahüratları yapıldı.

Bütün bu kısa ve inşallah öz olan yazıda anlatmak istediğim, bu serinin asla küçümsenmemesi ki bu aslında mümkün değil. Seri bir gün olacağı gibi sonlanmış olabilir ama psikolojik olarak, beynimizdeki, yüreklerimizdeki serimiz daha bitmedi ve bitmemelidir. Sezon sonunda, Batı sıralamalarında zirvede yer aldığımız takdirde, seri amacına ulaşmış olacaktır. İstikrar kelimesini bir şekilde yakaladığımız bu dönemde bir iki maç kaybedilebilir ki bu doğaldır. Eğer bu kenetlenmeyi ve yüksek motivasyonu sürdürürsek, istikrar kelimesi bizle anılan bir kelime haline gelebilir ve işte o zaman daha nice taraftar buluşmaları, kutlamalar yapılır.

Bugünleri de gördük... Gerisi de gelir elbet...


Murat Köse
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 RoxTurk.Com: Türkçe Rockets Sitesi / Turkish Rockets Web Site
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.