 Öncelikle uzun bir süre sonra tekrar merhaba Türkiye'nin Rockets Konsolosluğu... Günlerdir, haftalardır ve belki de aylardır 28 Haziran günü New York'ta gerçekleştirilecek olan Draft için beklemedeydik. Kimimizde telaşlı bir bekleyiş, kimimizde ise; kesin istediğimiz oyuncu veya oyuncuları alacağımız düşüncesi. Öncelikle Draft'e gelmeden evvelki zamana bakarsak,
herşey gayet olumlu sayılabilecek bir şekilde gelişti. Jeff Van Gundy'nin görevine son verip, Sacto koçu Rick Adelman'ın başa geçmesi ile başlayan Off-Season serüveni, Juwan Howard'ı yollayıp, Mike James ve Justin Reed ikilisini takıma kazandırmamız ile birlikte iyi sinyaller verdi. Ardından haftalardır kalıp kalmayacağı muamma olan Bonzi Wells, takımda kalmaya karar vermiş ve Adelman ile birlikte eski günlerini yaşatabileceğinin umut ışığını yakmıştı. Tek dileğimiz her şeyin istediğimiz şekilde ilerlemesiydi ve öyle de gidiyordu. Ekibimizin süperstarı Tracy McGrady de bu süreçte mutlu olanlar arasındaydı. Rick amcanın gelişi ile birlikte sahada Magic günlerindeki özgürlüğüne kavuşacak olan Tracy, Rockets taraftarlarını yeterince memnun etmişti an itibariyle. Herneyse... İyi güzel giden şeyler, Draft günü gelince eskisi kadar olmasa da iyi gitti diyebiliriz. Tamamen odaklandığımız Draft oyuncuları 4 numara oynayan isimler iken; başka bir oyuncuyu almamız garip olacaktı. Draft'in başlamasına saatler kala gelen haberde, Orlando Magic'in 54.sıra Draft hakkını aldığımızı öğrendik ve bu kez 2 oyuncu için ateş hattı kapsamlı bir bekleyişe geçtik. O an geldi çattı, Stern ve oyuncular bir bir ortaya çıkarken; biz ise biraz gergin ve biraz düşünceli bir ruh hali ile ekranlarımızın başındaydık. 26. sıradan aldığımız eleman hazırdı. "Rockets on the clock!"- Ve gelen isim; Aaron Brooks... Yani bir oyun kurucu. Eee ne oldu da 4 seçmedik? Ne oldu da Aaron Brooks denen kişi şuanda Houston safhalarında. Josh Roberts'ları, Jason Smith'leri, Marc Gasol'leri konuşan Rockets cemiyeti neredeydi. Yeteneğe göre oyuncu seçeceğini defalarca dile getiren Morey efendi böyle çok müthiş bir yetenek mi seçtiğini sandı acep. Yine de olumlu tarafından bakmak gerek derler ya, işte ben de onu yapmaya gayret gösterdim. Aaron Brooks'un o kadar kötü olmadığını fakat vasatı geçemeyeceğini söyleyebilirim. Aslında Brooks seçimine bu kadar tepki vermemizin sebebi, power forward beklerken; bir point guard ile karşılaşmamızdı. Oregon öğrencisi olan ve ismi ile kıl olduğum Aaron Williams'ı aklıma getiren bu oyuncu, oynadığı mevki açısından veya genel kapsamda guard olarak müthiş bir hıza sahip. Müthiş çabukluğu ile parmak ısırttıran Brooks, çok da atlet bir isim. İyi pas dağıtımı yapmak, içeriye müthiş zamanlamalı penetreler etmek ve jump-shot konusunda da becerikli kendisi. Nba'e alışma zorluğu pek çekmeyecek diye düşünülen bu arkadaş için kritik anlarda sorumluluk alma vasfı bulunduğu söyleniyor. Farklı bir şekilde tabir edersek, Clutch Player özelliği ve liderlik vasfı dikkat çeken bir başka nokta. 2008 yılının Ocak ayında 23 yaşına merhaba diyecek Brooks için en büyük dileklerimizden biri Rockets'taki başarılarına da merhaba demesi. Ama öncesinde bir de bu çocuğun eksikliklerine şöyle bir göz gezdirmek lazım. Size olarak oynadığı mevkideki rakiplerine karşı çok zayıf kalan Aaron (kıl oluyorum şu isme), ayrıca dayanıksız da. Zaman zaman dozajı kaçırdığı ve cömertçe kullandığı toplar ile direk Rafer Alston ismi ile şöyle bir çağrışım yaptırıyor. Hem fiziği hem de oyun karakteri itibariyle savunmada da etkisiz kalabiliyor. Özellikle adam adama savunmada biraz pasif bir oyuncu olarak dikkat çekiyor. He bu arada arkadaşı Nba'in en kısa adamına benzetiyorlar. Tabi ki, Earl Boykins efendinin ta kendisine. Fazla konuştum Brooks ile ilgili, temmenimiz kendisinin en iyi katkıyı yapması yönündeyken; ben bir diğer isim olan ve Orlando Magic'ten Draft öncesi satın aldığımız 54.sıra oyuncusu Brad Newley'e şöyle bir yanaşayım. Bu arkadaş öncelikle Avusturalya'lı olmasının verdiği hava ile çok değişik bir saç şekline sahiptir. Bir kuşun ağaç dalı üzerindeki yuvasını andıran saç yapısı, adeta oyuncuya yüz portesi olarak garip bir şekil katmıştır. Şimdi başlayacaksınız söylenmeye; "Bize ne arkadaş saçından,başından", "Oyunundan bahsetsene"… E bir bildiğimiz var da buralara değiniyoruz. Neden peki? "Oyunuyla ilgili konuşacak pek bir şey yok da ondan ", demeyeceğim tabi ki... Ve oyuncuyu az biraz sizlere anlatabilmeye çalışacağım. Bu psikoloji ile ne derece anlatabilirim muamma aslında ama oyuncunun Avusturalyalı olduğunu söyleyerek start almıştım galiba. 22 yaşındaki Newley, pozisyon olarak shooting guard dediğimiz 2 numara mevkisinde ter dökmekte. Elemanın artılarına bir göz atarsak, çok iyi bir şutör olduğunu görebiliriz. Ayrıca 3 sayı çizgisinin gerisinden de hünerinin ne derece büyük olduğunu göz ardı edemiyoruz. Şutu bu kadar marifetli oyuncu tabi şöyle bir özelliği de var ki; şutunu kendi yaratabiliyor. Yani Anti-Battier bir oyuncu. Bilinen diğer durumlara göre şutu iyi olmadığında ve çokça ıskalamaya başladığında oyunun diğer yönlerine etki edebiliyor. Savunma ve mücadele katsayısını arttırıp, savunma ribaundlarındaki çalışkanlığını ve asist becerisini ortaya dökebiliyor. İyi güzel bu oyuncunun eksikleri yok mu? Tabi ki var… Dayanıklılık konusunda 10 üzerinden 5 verilebilecek Newley, çok güçlü bir yapıya sahip de değil. Çok hızlı olmayan oyuncunun oyununa biraz penetre yeteneği katması ile daha da başarıya ulaşabileceği söyleniyor. Söyleyin babam söyleyin. Çok iyi kondisyona da sahip değil arkadaş ayrıca ve Avusturalya'da oynarken daha çok 2 değil de; 3 numara oynadığını duyuyoruz. Ne diyelim Allah bu oyuncu ile de sonumuzu hayrede... Sanırım kaldı geriye bir eleman. Neydik ne olduk. Draft'ten birkaç gün öncesine kadar bir oyuncu üzerine hesaplar yaparken; şuanda üç oyuncuyu konuşmak tamamiyle garip oldu. Üç dedim değil mi? Çok özür dilerim ki; bu 3. oyuncunun Texas yollarına düşüş macerasına anlatmayı unuttum. Bildiğimiz gibi Seattle Supersonics takımı Draft'in 2 numaralı ismi Kevin Durant'ı almanın, Ray Ray ve Glen Davis'i yollayıp; Delonte West, Wally Sczcerbiak ve Jeff Green'i takıma katmanın heyecanı ile 31. sıra hakkını sallapati yolu ile bir köşeye bırakmıştı. İşte bu köşe de Houston şehrinin ıssız sokaklarından birisiydi. Aslında biz aldık bu oyuncuyu. Neden aldık peki? Bir saniye Daryl Morey olarak konuşuyorum; "Bir şutör guard, bir oyun kurucu aldık, şu Draft'ten bir 4 numara çıkaramazsak b*ku yedik. Taraftarın yüzüne nasıl bakarız sonra. Ne vaatlerle gelmiştim hatırlayın bunları yapmazsam yarın öbür gün ne ederim." - İşte hikayesi arabesk bir biçimde böyle olmakta. Oyuncuyu betimlersem, kendisinin 4 numara olması en işimize yarar şeylerden bir tanesi. Adı Carl Landry olan bu arkadaş 24 yaşında. Sahip olduğu mükemmel fundemental ile göz doldururken; hücumu da sahip olduğu agresiflik ile hoş görünüyor. Post oyunlarında gayet becerikli sayılabilecek Lendry zaman zaman akıl dolu pasları ile de can yakabiliyor. Orta mesafeli atışlar ve jump-hook’lardaki artıları da unutulmaması gerekenlerden. Sağlam ve basketbol zekası yüksek olan eleman zaman zaman oynanan hızlı tempo içerisinde kaybolabiliyor. Oyundan bir anda düşebilen bu isim çok iyi de bir box-out yeteneğine sahip değil. Savunmada yapabildikleri sınırlı ve blok kapasitesi düşük. Ancak hırsı herşeyin üstesinden gelmeye yetebilir. Gerçekten bu oyuncular anlatmakla bitmez. Ancak kafamda şekillenen ve yaptığım araştırmalara dayanarak yazdıklarım bunlar. Kısacası bu Draft'ten de beklediğimiz şekilde olmasa da; iyi bir durumda ayrıldık sayılır. Kapasitesi üst düzey olmayan bu oyuncular, ilerde elimizde baya bir şekle girebilir. Kimisi Adelman sisteminde kaybolur, kimisi canlanır. Çıkaracağım sonuca gelirsem; yapılan hamleler ve kaygı dolu düşünceleri şöyle bir süzdüğümde, yakın zamanda bir 4 numara takası kokusu alıyorum. Gerek elimdeki bazı kaynaklar, gerekse de çaresiz bekleyiş bunun habercisi olacaktır. Salary cap içerisinde gereksizce yer kaplayan veya sistemle alakası olmayan birtakım oyunculara yol görünmeye başladığı zamanlarda; iyi bir dört numaranın haberini sizlere vermek dileğiyle...
Bol Rockets'lı Günler
Eralp Demirkul
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|