
İsterseniz “beklentinin üzerinin” ne olduğunu açıklayalım. Avrupa
Şampiyonası öncesinde milli takımdan beklentim madalya değildi. Çünkü
NBA’de oynayan yıldız Avrupalıların milli takımlarına geleceklerini
tahmin ediyordum. Onlar gelmeyince biraz umutlandım ancak EP Cup’taki
kötü oyun birden bütün hayallerimin yıkılmasına neden oldu. Çok kolay
top kaybediyorduk, uzunlar gerekli katkıyı veremiyordu, savunma
sertliği yoktu, şut sokamıyorduk ve ribaunt alamıyorduk zira. EP Cup
hazırlık döneminin son evresini oluşturduğu için milli takımın
şampiyonada aşağı yukarı böyle bir basketbol oynayarak hayal kırıklığı
yaratacağını düşünüyordum kısacası beklentim bundan ibaretti. Ancak
milli takım oynadığı basketbolla beklentinin üzerine çıkmakla kalmayıp
dörtte dört yaparak mükemmel bir işe imza attı. Şimdi bu dört
galibiyetin nasıl geldiğini ve önümüzdeki maçları kazanmak için neler
yapmamız gerekir gibi önemli konuları ele alalım...

Dört
galibiyetin alınmasının sağlayıcılarını yüksek yüzdeyle şut sokmak,
kolay top kaybetmemek, rakibe potayı kolay kolay göstermemek ve oyun
kurucularımızın oyunu iyi analiz etmesi olarak listeleyebiliriz. Çünkü
Litvanya gibi Avrupa basketbolunun en önemli ekolleri arasında yer alan
bir ulusal takımın en önemli oyuncularının olmayışından ve oyun
kurucusuz oynamalarından çok iyi faydalandık. Oyunu ve tercihleriyle
çok eleştirilen Ender Arslan zaman zaman Kerem Tunçeri zaman zaman da
Engin Atsür’le birlikte Litvanya’nın gardlarının zaaflarından iyi
faydalanarak milli takımımızın maça ağırlığını koymasını sağladılar.
İlk yarıda uzunların erken faul problemine girmesi ve Engin Atsür’ün
şansız bir şekilde ayağının burkulması yüzünden Litvanya skoru ve oyunu
dengelemeyi başardı. İkinci yarıda koç Tanjevic takım üzerinde yaptığı
bir iki ufak oynamayla Litvanya’nın kolay şut bulmasını zorlaştırdı ve
Litvanya’yı 76 sayıda tutmayı başardık, turnuvaya galibiyetle başladık.

Litvanya
maçındaki oyunun kopyası Bulgaristan maçına da yansımıştı. Rakibin yarı
sahasına geldikten sonra iki pas yapıp şut atarak maçı kazanma
mantalitesine sahip Bulgar takımı mükemmel bir savunma direnciyle
karşılaştı. Kolay top yapamadılar haliyle kolay sayı da üretmediler.
Bulgaristan’ın düğümünü 15 dakika oynayıp 16 sayı üreten Ersan İlyasova
ile Litvanya maçının en değerli oyuncusu Ender Arslan çözdüler. Maçın
ilk devresinde bitirdik işi. 3. Çeyrekte devşirme oyuncularıyla etkili
olmaya ve sayı bulmaya başladılar ancak bu durum fazla sürmedi. Koç
Tanjevic Bulgaristan’ı yendiğimize inanınca önemli oyuncuları bir bir
kenara çekip diğer oyunculara fırsat verdi. Kendini gösteren gösterdi,
zaten maç da bir hazırlık maçı havasında geçti. Önemli oyuncularımızı
fazla kullanmadan çok rahat galibiyet alarak gurup liderliği için
Polonya maçını beklemeye başladık.
Polonya
maçı öncesinde endişeliydim. Milli takımımızdan yana bir sıkıntı yoktu.
“Kasa her zaman kazanır.” Sözü aklıma geliyordu bu maç öncesinde sık
sık geliyordu aklıma,

hakemlerin kolay faul çalabileceklerini
düşünüyordum. Ancak maç başladıktan kısa bir süre sonra tüm kaygılarım
yok oldu. Çünkü milli takımımız olabildiğince kendi oyununu oynamaya
çalışıyordu. İlk çeyrekte Ömer Onan’ın iyi savunmasıyla David Logan’ı
kilitlemesiyle art arda basketleri bulup momentumu arkamıza aldık.
Savunma anlayışını devam ettirerek potayı fazla göstermiyorduk
Polonya’ya. İlk yarı itibariyle hem skor hem de oyun olarak Polonya’dan
çok üstündük ancak ikinci periyodun sonlarına doğru buldukları altı
sayıyla soyunma odasına moralli gittiler. İkinci yarının başlangıcında
moralli gitmenin vermiş olduğu gazla Lampe üzerinden oynanan ikili
oyunlarla savunmanın dengesini bozup sayı üretmeye çalıştılar ve
başarılı da oldular. Tanjevic Ender Arslan’ı oyuna sokup tıkanan skor
üretim kanallarını yaptığı asistlerle iyi açtı, bulduğu sayılarla
Polonya’nın gardının düşmesini sağladı. Oğuz Savaş ve Ömer Aşık pota
altında önemli katkılar yapıp oyunun iki yönünde de Gortat-Lampe
ikilisine zor anlar yaşattılar. Ersan’ın ve Hidayet’in de skora katkı
yapmasıyla Polonya oynayamaz duruma geldi. Taraftarları sustu,
Türklerin oyunu konuştu ve maçı 18 sayı farkla kazandık.
İspanya
maçı bir anlamda ne olduğumuzu ve neyi hedeflediğimizi göstereceğimiz
olacaktı. Çünkü galip gelmemiz durumunda gurup birinciliği veya
ikinciliği için önemli bir avantaj yakalayacaktık ve gurur duyulacak
bir takımımızın olduğunu fark edecektik, kaybetmemiz durumunda da
önümüzdeki iki maçı alarak çeyrek finale çıkmanın hesaplarını
yapacaktık. Oyunun büyük bir bölümünde arzulu mücadele örneği
göstererek maça asıldık. İlk çeyrekte

Pau Gasol üzerinden oynadığımız
ikili oyunlara mütevellit hem Kerem Tunçeri hem de Ömer Aşık skor
üreterek İspanya’ya zor anlar yaşattılar. Rudy Fernandez İspanya’yı
ayakta tutan isim oldu, ayrıca ribaunt alma konusunda biraz sıkıntılı
olduğumuz için ilk yarı boyunca İspanya çokça iki defa hücum etti. Bu
dakikalarda savunma sertliğini koruduk ve sayı farkının oluşmasını
engelledik. İkinci yarıda çokça eleştirdiğimiz Semih Erden oyunun iki
yönünde de etkili olması ve Ersan’ın da devreye girmesiyle maçı
kazanmak adına önemli işler yapmamızı sağladı. Son çeyrekteki mükemmel
savunma anlayışı ve Hido’nun yaptığı akıl dolu asistlerle maçı kazandık.
İspanya
zaferinin ardından çeyrek final vizesini alıvermiştik. Önümüzdeki
Sırbistan maçının önemiyse gurup ikincisi veya birincisi olup
olmayacağımızı belirleyecek karşılaşma olması. Sırplar gerek
yetiştirdikleri oyuncular gerekse oynadığı basketbolla benim takdirimi
kazanmış bir ülkedir. YuroBasket şampiyonasında İspanya ile
oynadıkları maçı izleme fırsatı buldum. Topa iyi baskı yapıp savunmada
sertliği ön planda tutarak rakibi potadan uzak tutmayı güden bir
anlayışla o maçı kazanmışlardı. İspanya maçının ardından güçlü
Slovenya’ya kaybettiler. Gurubun son maçında zayıf mı zayıf
basketbol’un b sini bilmeyen Büyük Britanya’yı yendiler. Bu iki
karşılaşmayı takip edemedim ancak okuduğum yazılar ve izlediğim
özetlerle birlikte iyi savunma yapan ve hücumda hızlı biçimde organize
olan bir takım olduklarını gözlemledim. 12 Dev Adam gibi iyi savunma
yapınca iyi hücum eden bir ekip. NBA patentli uzunları var kendilerini
kanıtlamaya çalışan potansiyelli oyuncuları da var. En son oynadıkları
maçta ev sahibi Polonya’yı 5 sayı farkla yendiler. Lehleri 12 Dev Adam
kaliteli bir oyunla adeta ezmişti. Sırplar ise ortada geçen bir maçı
tecrübe ve savunma zımbırtılarını kullanıp burun farkıyla öne çıkarak
maçı aldılar. 40 dakika boyunca mücadele edip oyun disiplininden
kopmayarak iyi şekilde basketbol oynayan tehlikeli bir ekip. Oldukça
çok zor bir maçın bizleri beklediğini söyleyebilirim. Maçın zorluğu
kadar getirecekleri ve götürecekleri de çok önemli. Kaybedilecek bir
maç bizi bir anda çeyrek finalde zorlu bir eşleşmeyle karşı karşıya
kalmamıza neden olacaktır bu yüzden bu maçı kazanmamız gerekiyor.
Sırbistan maçı ve turnuvadaki diğer maçları kazanmamızı sağlayacak unsurları:
- Savunma sertliğinden ödün vermemek
- Hücum ederken Sırpların savunma dengesini bozup potaya gitmek
- Sırpların uzunlarını ekarte etmek
- Topa baskı uygulamak
- Başta Ender Arslan olmak üzere oyun kurucularımızın oyunu iyi analiz etmeleri
- Yüksek yüzdeyle şut sokmak
- Rakibe potayı kolay kolay göstermemek
- Bireysel veya takımsal basit hatalar yapmamak
- Top kaybetmemek
- Oyunun her dakikasında sakin kalmak
- Taktik molaları doğru zamanda almak
- Semih Erden ve Oğuz Savaş’ın yüksek verimle oynamaları
- Hidayet ve Ersan'ın topun el yaktığı anlarda maçı kazandıracak sayılar bulmaları
böyle
listeledim. Jeff Taylor'ın haberinde Sırbistan'ın üç önemli oyuncusunun
sakatlığı olduğu yazılmış bunu bir fırsata dönüştürebiliriz. Ayrıca bu
kararlılığı, oyunu ve inanmışlığı gördükten sonra bizlere sadece 12 Dev
Adam’la gurur duymak düşer kanaatimce. Listelediğim unsurlar yerine
getirdikleri takdir Ulusal Takımımızın önünde duracak herhangi bir
takım göremiyorum. Haydi, Dev Adamlar Polonya’dan madalyayla dönün.
http://www.eurobasket2009.org/en/coid_-9ztY8Y2JlIgP-DcFEU2x0.articleMode_on.html
Jeff Taylor'ın haberi...
http://www.ntvmsnbc.com/id/25000153/
Maçın detayları falan filan...
Sevgi, saygı ve basketbol…
Ali Ünlü
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır