Gurur Tablosu

RPD

RPD yazıları için tıklayınız.

Konu Dışı

Sakatlıklar

Takımdaki sakatlık durumlarını öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Multimedya

Forum sayfalarımızdaki resim ve videolara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Gecenin Maçı

Gecenin maçı tartışmalarımıza katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.

NBA

Anasayfa
Beklentinin Üzerinde
Yazar Ali Ünlü   
Pazar, 13 Eylül 2009
 Merhaba değerli okur;

Basketbola acıkmış olduğumuz şu günlerde Euro Basket 2009 turnuvası bizleri bir nebze de olsa doyurmuş vaziyette. Üstelik milli takımımız da dörtte dört yaparak önemli takımların önemli isimleri yokken madalyaya uzanmaya çok yakınlaşmışken maçları daha büyük bir ilgiyle takip ediyorum.
 
 
*NOT: Yazı Sırbistan maçından bir gün önce yazılmıştır.
 
 
 
 İsterseniz “beklentinin üzerinin” ne olduğunu açıklayalım. Avrupa Şampiyonası öncesinde milli takımdan beklentim madalya değildi. Çünkü NBA’de oynayan yıldız Avrupalıların milli takımlarına geleceklerini tahmin ediyordum. Onlar gelmeyince biraz umutlandım ancak EP Cup’taki kötü oyun birden bütün hayallerimin yıkılmasına neden oldu. Çok kolay top kaybediyorduk, uzunlar gerekli katkıyı veremiyordu, savunma sertliği yoktu, şut sokamıyorduk ve ribaunt alamıyorduk zira. EP Cup hazırlık döneminin son evresini oluşturduğu için milli takımın şampiyonada aşağı yukarı böyle bir basketbol oynayarak hayal kırıklığı yaratacağını düşünüyordum kısacası beklentim bundan ibaretti. Ancak milli takım oynadığı basketbolla beklentinin üzerine çıkmakla kalmayıp dörtte dört yaparak mükemmel bir işe imza attı. Şimdi bu dört galibiyetin nasıl geldiğini ve önümüzdeki maçları kazanmak için neler yapmamız gerekir gibi önemli konuları ele alalım...

 Dört galibiyetin alınmasının sağlayıcılarını yüksek yüzdeyle şut sokmak, kolay top kaybetmemek, rakibe potayı kolay kolay göstermemek ve oyun kurucularımızın oyunu iyi analiz etmesi olarak listeleyebiliriz. Çünkü Litvanya gibi Avrupa basketbolunun en önemli ekolleri arasında yer alan bir ulusal takımın en önemli oyuncularının olmayışından ve oyun kurucusuz oynamalarından çok iyi faydalandık. Oyunu ve tercihleriyle çok eleştirilen Ender Arslan zaman zaman Kerem Tunçeri zaman zaman da Engin Atsür’le birlikte Litvanya’nın gardlarının zaaflarından iyi faydalanarak milli takımımızın maça ağırlığını koymasını sağladılar. İlk yarıda uzunların erken faul problemine girmesi ve Engin Atsür’ün şansız bir şekilde ayağının burkulması yüzünden Litvanya skoru ve oyunu dengelemeyi başardı. İkinci yarıda koç Tanjevic takım üzerinde yaptığı bir iki ufak oynamayla Litvanya’nın kolay şut bulmasını zorlaştırdı ve Litvanya’yı 76 sayıda tutmayı başardık, turnuvaya galibiyetle başladık.

 Litvanya maçındaki oyunun kopyası Bulgaristan maçına da yansımıştı. Rakibin yarı sahasına geldikten sonra iki pas yapıp şut atarak maçı kazanma mantalitesine sahip Bulgar takımı mükemmel bir savunma direnciyle karşılaştı. Kolay top yapamadılar haliyle kolay sayı da üretmediler. Bulgaristan’ın düğümünü 15 dakika oynayıp 16 sayı üreten Ersan İlyasova ile Litvanya maçının en değerli oyuncusu Ender Arslan çözdüler. Maçın ilk devresinde bitirdik işi. 3. Çeyrekte devşirme oyuncularıyla etkili olmaya ve sayı bulmaya başladılar ancak bu durum fazla sürmedi. Koç Tanjevic Bulgaristan’ı yendiğimize inanınca önemli oyuncuları bir bir kenara çekip diğer oyunculara fırsat verdi. Kendini gösteren gösterdi, zaten maç da bir hazırlık maçı havasında geçti. Önemli oyuncularımızı fazla kullanmadan çok rahat galibiyet alarak gurup liderliği için Polonya maçını beklemeye başladık.

Polonya maçı öncesinde endişeliydim. Milli takımımızdan yana bir sıkıntı yoktu. “Kasa her zaman kazanır.” Sözü aklıma geliyordu bu maç öncesinde sık sık geliyordu aklıma,  hakemlerin kolay faul çalabileceklerini düşünüyordum. Ancak maç başladıktan kısa bir süre sonra tüm kaygılarım yok oldu. Çünkü milli takımımız olabildiğince kendi oyununu oynamaya çalışıyordu. İlk çeyrekte Ömer Onan’ın iyi savunmasıyla David Logan’ı kilitlemesiyle art arda basketleri bulup momentumu arkamıza aldık. Savunma anlayışını devam ettirerek potayı fazla göstermiyorduk Polonya’ya. İlk yarı itibariyle hem skor hem de oyun olarak Polonya’dan çok üstündük ancak ikinci periyodun sonlarına doğru buldukları altı sayıyla soyunma odasına moralli gittiler. İkinci yarının başlangıcında moralli gitmenin vermiş olduğu gazla Lampe üzerinden oynanan ikili oyunlarla savunmanın dengesini bozup sayı üretmeye çalıştılar ve başarılı da oldular. Tanjevic Ender Arslan’ı oyuna sokup tıkanan skor üretim kanallarını yaptığı asistlerle iyi açtı, bulduğu sayılarla Polonya’nın gardının düşmesini sağladı. Oğuz Savaş ve Ömer Aşık pota altında önemli katkılar yapıp oyunun iki yönünde de Gortat-Lampe ikilisine zor anlar yaşattılar. Ersan’ın ve Hidayet’in de skora katkı yapmasıyla Polonya oynayamaz duruma geldi. Taraftarları sustu, Türklerin oyunu konuştu ve maçı 18 sayı farkla kazandık.

İspanya maçı bir anlamda ne olduğumuzu ve neyi hedeflediğimizi göstereceğimiz olacaktı. Çünkü galip gelmemiz durumunda gurup birinciliği veya ikinciliği için önemli bir avantaj yakalayacaktık ve gurur duyulacak bir takımımızın olduğunu fark edecektik, kaybetmemiz durumunda da önümüzdeki iki maçı alarak çeyrek finale çıkmanın hesaplarını yapacaktık. Oyunun büyük bir bölümünde arzulu mücadele örneği göstererek maça asıldık. İlk çeyrekte  Pau Gasol üzerinden oynadığımız ikili oyunlara mütevellit hem Kerem Tunçeri hem de Ömer Aşık skor üreterek İspanya’ya zor anlar yaşattılar. Rudy Fernandez İspanya’yı ayakta tutan isim oldu, ayrıca ribaunt alma konusunda biraz sıkıntılı olduğumuz için ilk yarı boyunca İspanya çokça iki defa hücum etti. Bu dakikalarda savunma sertliğini koruduk ve sayı farkının oluşmasını engelledik. İkinci yarıda çokça eleştirdiğimiz Semih Erden oyunun iki yönünde de etkili olması ve Ersan’ın da devreye girmesiyle maçı kazanmak adına önemli işler yapmamızı sağladı. Son çeyrekteki mükemmel savunma anlayışı ve Hido’nun yaptığı akıl dolu asistlerle maçı kazandık.

İspanya zaferinin ardından çeyrek final vizesini alıvermiştik. Önümüzdeki Sırbistan maçının önemiyse gurup ikincisi veya birincisi olup olmayacağımızı belirleyecek karşılaşma olması.  Sırplar gerek yetiştirdikleri oyuncular gerekse oynadığı basketbolla benim takdirimi kazanmış bir ülkedir.  YuroBasket şampiyonasında İspanya ile oynadıkları maçı izleme fırsatı buldum. Topa iyi baskı yapıp savunmada sertliği ön planda tutarak rakibi potadan uzak tutmayı güden bir anlayışla o maçı kazanmışlardı. İspanya maçının ardından güçlü Slovenya’ya kaybettiler. Gurubun son maçında zayıf mı zayıf basketbol’un b sini bilmeyen Büyük Britanya’yı yendiler. Bu iki karşılaşmayı takip edemedim ancak okuduğum yazılar ve izlediğim özetlerle birlikte iyi savunma yapan ve hücumda hızlı biçimde organize olan bir takım olduklarını gözlemledim. 12 Dev Adam gibi iyi savunma yapınca iyi hücum eden bir ekip. NBA patentli uzunları var kendilerini kanıtlamaya çalışan potansiyelli oyuncuları da var. En son oynadıkları maçta ev sahibi Polonya’yı 5 sayı farkla yendiler. Lehleri 12 Dev Adam kaliteli bir oyunla adeta ezmişti. Sırplar ise ortada geçen bir maçı tecrübe ve savunma zımbırtılarını kullanıp burun farkıyla öne çıkarak maçı aldılar. 40 dakika boyunca mücadele edip oyun disiplininden kopmayarak iyi şekilde basketbol oynayan tehlikeli bir ekip. Oldukça çok zor bir maçın bizleri beklediğini söyleyebilirim.  Maçın zorluğu kadar getirecekleri ve götürecekleri de çok önemli. Kaybedilecek bir maç bizi bir anda çeyrek finalde zorlu bir eşleşmeyle karşı karşıya kalmamıza neden olacaktır bu yüzden bu maçı kazanmamız gerekiyor.

Sırbistan maçı ve turnuvadaki diğer maçları kazanmamızı sağlayacak unsurları:

-   Savunma sertliğinden ödün vermemek
-   Hücum ederken Sırpların savunma dengesini bozup potaya gitmek
-   Sırpların uzunlarını ekarte etmek
-   Topa baskı uygulamak
-   Başta Ender Arslan olmak üzere oyun kurucularımızın oyunu iyi analiz etmeleri
-   Yüksek yüzdeyle şut sokmak
-   Rakibe potayı kolay kolay göstermemek
-   Bireysel veya takımsal basit hatalar yapmamak
-   Top kaybetmemek
-   Oyunun her dakikasında sakin kalmak
-   Taktik molaları doğru zamanda almak
-   Semih Erden ve Oğuz Savaş’ın yüksek verimle oynamaları
-   Hidayet ve Ersan'ın topun el yaktığı anlarda maçı kazandıracak sayılar bulmaları

böyle listeledim. Jeff Taylor'ın haberinde Sırbistan'ın üç önemli oyuncusunun sakatlığı olduğu yazılmış bunu bir fırsata dönüştürebiliriz. Ayrıca bu kararlılığı, oyunu ve inanmışlığı gördükten sonra bizlere sadece 12 Dev Adam’la gurur duymak düşer kanaatimce. Listelediğim unsurlar yerine getirdikleri takdir Ulusal Takımımızın önünde duracak herhangi bir takım göremiyorum. Haydi, Dev Adamlar Polonya’dan madalyayla dönün.

http://www.eurobasket2009.org/en/coid_-9ztY8Y2JlIgP-DcFEU2x0.articleMode_on.html
Jeff Taylor'ın haberi...

http://www.ntvmsnbc.com/id/25000153/
Maçın detayları falan filan...

Sevgi, saygı ve basketbol…
Ali Ünlü
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 RoxTurk.Com: Türkçe Rockets Sitesi / Turkish Rockets Web Site
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.