 Uzun bir süredir sitenin ana sayfasına konuk olmuyordum ama
baktım ki Sn. Eralp Demirkul almış yanına RPD kızlarını zapt etmiş siteyi, bu
çılgınlığa son vermem gerek diye düşündüm. İşte karşınızdayım, All-Star maçını
yeni izledim içimde kalan Afro-Amerikan Müslüman kalıntılarıyla sizleri
selamlıyorum. Yo yo yo Selamun Aleyküm yo yo yo.
Takımdan ayrı kaldım beri fazla bir şey olmadı aslında
derecemiz aynı oranda ilerledi durdu. Sezonunda ilk yarısına gelmiş olduk. Bu
yazının asıl amacı takas mevzusu olacak ama elimden geldiğince de ilk yarıyı bir
özetleyeyim sizlere; Başlıyoruz.
Sene başında fazlasıyla hedefleri olan bir takımdık,
fazlasıyla diyorum hakikaten fazlaydı yani bakıldığında yeni oluşmuş bir takımın
şampiyon olması öyle çok kolay bir olay değildir. Hani Celtics diyenler
olacaktır aranızda ama onların karşısında kurulan Lakers, Celtics’ten de yeni
kurulmuş bir takımdı. Yani demem o ki yalancı bir hedefin üzerinden sezona
başladık. 32-21 gibi bir dereceyle de bugünlere ulaştık. Yani uzaktan bakıyorum
çok güzel bir derece ama bu sene NBA’de hiç hoş gözükmeyen bir gruplaşma oldu.
Bazı takımlar çok iyi , bazı takımlarda çok kötü bunun üstüne de yapılanma
muhabbetine düzenli lotaryaya yatan takımlar eklenenince +10 galibiyet ile
başlıyor adeta iyi takımlar. Arada sırada alttaki takımlar sürpriz yapıyor
(gerçi nasıl sürprizse bizi Rox taraftarını hiç şaşırtmıyor –Şakayı tadında
bırakın lan-) ama yine de belli bir dengesizlik olduğu söylenebilir lig
genelinde.
Derecemiz üzerinde konuşmak gerekirse an itibariyle 32-21
ile Batı’da 5. sıradayız. Portland ile aramızda 0.5 gibi bir fark var. Lakers
dışında ufak bir ivme ile yakalayamayacağımız takım yok. Yani 2. olmakta çok
kolay keza 8. sıradan Play-Off yapmakta çok kolay. Özetle söylemek gerekirse
"Lakers altı göt altı" vezir de olursun rezil de olursun. Sanırım Daryl Morey’de
böyle düşünüyor ki (iyi bağladım la takasa) 19 şubat öncesi takas dedikoduları
aldı yürüdü.
Takas paragrafına gelmeden evvel takımda hakkı yerine
teslim edilmesi gereken kişileri göz ardı etmeyelim. Sene başından bu yana
mümkün mertebe oyunu sadece iskeletiyle oynamayan, yüreğini de her maç sahanın
ortasına bayrak gibi diken oyuncuları göz ardı etmeyelim. Scola, Yao ve Aaron ve
seçim zamanı boşluktan oluşan yükselen binalar gibi yükselen Von Wafer’i es
geçmeyelim. O da gerçekten aldığı paranın çok çok üstünde seyir zevki veriyor.
İşte takas olacaksa, bu işin bir adaleti varsa dedikodular bu oyuncuların çok
çok ötesinde geçmeli. Zira Scola’nın takası (Kobe-Wade-LeBron) gelmedikçe Yao
kadar üzecekti bizleri, en azından RoxTurk ailesini.
Ortada dolaşan isimlere bakarsak Vince Carter ve azıcık
Amare. Kullanılması konuşulan oyuncular Artest ve T-Mac. Carter da Amare de
takıma gelse faydalı olabilecek yıldız oyuncular. İkisi de biraz problemli olsa
da iş görürler. Karşılığında verilen oyunculardan T-Mac’in verilmesini
anlayabiliyorum. Tüm yavşaklığına rağmen gitmesini istemem ama sakatlığın
etkisiyle fizik gücü ve yavşaklığının etkisiyle de mental gücünü düşündüğümde
gitmesini mantıklı buluyorum. Her gün basketbolu bırakacağı söylenen oyuncuyu
lider bellemek, Rox oyuncu ve taraftarına fazlasıyla işkence gibi geliyor
olmalı.
Artest mevzusuna gelince ise hiç anlamıyorum. Adamın
gereksiz şut kullandığı, havaya girdiği söyleniyor. Doğrudur inkar edecek halim
yok ama bu adamın geldiğinden beri hangi kıyafeti giydiğini net söyleyebilecek
var mı? Aslında adamın alınma sebebi buna benzer bir şeydi. Savunma yapsın 3.
skorer olsun ama T-Mac’in sene başından bu yana çizdiği elipsleri, Alston’un
beyninin bir lobunu kaybetmiş bir insan olduğunu, Yao’nun da genel de maç
sonlarında sorumluluk alamadığını düşündüğümde buna da Artest’in beyin
fonksiyonlarının tam olmadığını eklediğimde bu şekilde tutarsız oyunu bana
batmıyor. Zaman verilmesi gerektiğini düşünüyorum keza kendi de bu sezon
sakatlıklarla uğraştı doğru düzgün tam kadro sahada göremedik takımı.
İlla bir takas yapılacaksa bence Battier gitmeli. 3 senedir
ne ileri ne geri. Hep aynı adam, T-Mac yokken de aynı Yao yokken de, sezonun ilk
maçında da aynı Play-Off'un 7. maçında da. Gidecekse illa birisi -ki
karşılığında kimi getireceksiniz bu takımı şekle sokacak tek insan Baron
Davis’tir kol gibi kontratına rağmen- Battier gitmeli. Onun dışında illa bir
hamle yapılacak diye, daha tam anlamıyla birbirine doymayan onun da dışında
geçen seneki 2. yarı Adelman performansımızı da düşündüğümde (bu sene o da
savunma yaptıramıyor diye çok eleştiriliyor ama ben kendisine inananlardanım)
takımın bozulmasını istemiyorum. Ama Morey bu. Şaşırtmayı da büyük isimleri de
sever. Getir Baron’u şampiyon yap takımı. Ne kadar mız mız adam olsa da iş
ciddiye gelince bu takımda kimsenin olmadığı kadar Winner adamdır Baron. Yoksa
da bitmesin RoxTurk "BigThree" bu kadar erkenden.
Hadi bakalım buraya kadar, "Sophomore Rox ama... Ordinaryus
Laker’a" selamlar. Görüşmek üzere.
Cüneyt Açarçiçek
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|