
Yeni sezon,
yeni kadro, yeni coach, yeni Gm, yeni salon dizaynı, aynı ama artık daha
gerçekçi bir hedef. Hepimizin heyecan içinde beklediği yeni sezon başladı da
ilk haftasını geride bıraktık. Sezon başlamadan önceki kafalardaki onlarca soru
yavaş yavaş bize ipuçlarını vermeye başladı. İlk haftadaki 5 maçımızın
değerlendirmesini yazarken gelecekten umutluyum, ilk haftayı sorunsuz devirdik
geride uzun, zorlu ama bir o kadar heyecanlı ve ümit vaat eden bir maraton var.
30 Ekim @ Staples Center (Shane Stole The Show)
Maça geçen
senekiyle aynı ilk beşimizle başladık. Rafer - TMac - Shane - Chuck - Yao. Bir
çoğumuz hazırlık döneminin göze en çok çarpan oyuncusu Scola'nın ilk beşte
başlayacağını düşünürken, Coach ''A'' onu benchte başlattı. Ama asıl sürpriz bu
değil, maçın başlamasına bir gün önce gelen haberdeydi. Adelman vücudunun daha
hazır olmaması nedeniyle Francis'in rotasyon dışı olduğunu söylemiş, Rafer'dan
kurtulmayı dört gözle bekleyen bünyeleri şoka uğratmıştı. Forumca ufak bir
dalgalanma yaşadıktan sonra sezonun ilk maçının verdiği heyecanla maça
kenetlendik (sanki biz oynayacağız). Maça kötü başladık, rotasyonumuzun
yeni ve oturmamış olduğu her halinden belliydi. 2.periyodun ortalarına doğru
Lakers Mamba'yla farkı 13 sayılara kadar çıkartmıştı. Sonra ise olaya T Mac el
attı, Yao ve Mike James yardımcı oyuncu dalında Oscarlık performans sergilediler
harika bir 3. çeyrek ve 4. çeyreğin ilk 10 dakikası... Ama o'da ne? T-Mac'in
Staples'ta azmasına pek alışık olmayan Kobe, takımızdaki oyuncuların son 2
dakikada oyun disiplininden kopması ve saçma sapan top kayıplarıyla son 13
saniye kala skoru eşitlemesi. Hah dedik yine elimizdeki maçı verdik; sahneye 10
komodo ejderi gücünde, güllecilerin güllecisi, canımız, kanımız Shane
Battier'imiz çıktı, çaktı el üstünden güllesini, güle güle Lakers. Zorda olsa
kazasız belasız atlatmak açılış maçını bence çok önemliydi. Hemen bir istatistik
vereyim (maç Lakers maçı olunca istatistikleri es geçmek olmuyor sayın
seyirciler) NBA tarihinde açılış maçını kazanamayan hiç bir takım
şampiyon olamamış...
1 Kasım @ Energy Solutions Arena (TMAC PAYBACK!)
Utah Jazz..
Carlos Boozer - Deron Williams - Andrei Krilenko. Girdiğim bu 4 özel isim geçen
seneyi bizim başımıza yıkan, bizleri rüyadan beklemediğimiz bir yerde çok erken
uyandıran, duymayı istemediğimiz isimler. Bu maç öncesi gerek ilk maçtaki savruk
oyunumuz, gerek Utah'ın oturmuş rotasyonu Utah'ı favori gösteriyordu. Maça yine
aynı Lakers ilk beşiyle başladık. Maça Jazz Katrina kasırgası gibi başladı, ilk
periyotta 12-13 lü farklara ulaştılar. Hakemler Yao'ya daha oyunun hemen başında
saçma sapan 4 faul vererek Çinli ayımızı oyundan soğuttular, benche çekmek
zorunda kaldık. İşte ne olduysa ilk periyodun son 3 dakikasında başladı. T-Mac
drive ediyor, atlıyor, zıplıyor bize eski günlerini hatırlatıyordu. 2. periyodun
başından itibaren takımımız T-Mac'in inanılmaz oyunuyla üstünlüğü ele alıyor ve
bırakmıyordu. Maçta tek parlayan T-Mac değildi, Scola Yao'nun olmadığı
dakikalarda çok iyi savaştı, Mike James yine benchten gelerek şutlarıyla çok
önemli katkı yaptı. Yao 2. yarı yine kötü oynasa da takıma hücumda T-Mac'in
yorulduğu anlarda sayı kazandırdı. Maç bittiğindeyse herkes de Utah'ı Salt Lake
City'de yenmenin verdiği rahatlık, T-Mac'i eskisi gibi görmenin verdiği harika
duygu ve bu takımın gerçekten bu sene başa oynayabileceğini görmenin tarif
edilemez hisleri vardı.
3 Kasım @ Toyota Center (Houston Are You Ready ?)
Evimizde 07-08
sezonunun ilk maçı. Uyuşuk diye bildiğimiz Houston seyircisi salonu doldurmuş,
hiçte fena bağırmıyorlar. Karşı takım genç, tecrübesiz ama gelecek vaat eden bir
takım. Maça T-Mac ve Yao'yla çok hızlı başladık, özellikle T-Mac yine çok
istekliydi ve alışık olmadığımız şekilde içeri zorluyordu. 3.periyota doğru Mr.
ROY ile biraz kıpırdansa da Portland oyunun kontrolünü bırakmadık ve maçı 89-80
aldık. Benchten gelen Mike James yine 17 sayıyla T-Mac ve Yao'ya skorda yardımda
bulundu, Clutch City'de yeni sezondaki ilk maçımızı aldık.
5 Kasım @ American Airlines Center (Now that's a real
bench playa)
3-0
başlamışız, düşmanlardan Utah'ı kendi salonunda mağlup etmişiz, takım yavaş
yavaş oturmaya başlamış sırada Dallas var. Yoksa yok mu? Maç ilk 3 periyot başa
baş gitti, malum yine 2 yıldızımız Yao ve T-Mac bizi ayakta tuttu. Ama bu sefer
ne benchten ne de Shane'den skor katkısı geldi. Dallas'taysa Jason Terry
benchten gelerek hayatının maçlarından birini oynuyordu (31sayı 5 asist 4
ribaund). Tek Terry değil Stackhouse'ta yine benchten gelerek skora çok iyi
katkı yaptı. T-Mac kötü attığı gecede biraz daha Yao'ya top indirseydi belki
farklı olabilirdi. Bu maçtan ne mi anladık? Hemen uçmamalıyıııız, daha
eksiklerimiz vaaaar, Contender dediğin kolay olunmuyoooorr...
6 Kasım @ Toyota Center (Big Guy takes it inside)
Dallas maçı
pek ümit vermeyen bir oyunla kaybedilmiş hemen ertesinde güzel bir back to
back'te makine takım, şampiyonlar şampiyonu San Antonio'yla evimizde
karşılaşacağız. Forumda hava soğuk, inanç az. Maça başlıyoruz, başladığımız gibi
Yao maçı kontrolüne alıyor. Hem hücumda hem savunmada artık kendinden
beklenildiği gibi oynuyor, gözlerimiz kamaşıyor. Bench yine istediğimiz gibi ama
bu sefer istediğimizden de fazlası var . Geçen senenin günah keçisi, JVG'nin
belalısı Bonzi oyunda olduğu 20 dakikada 14 sayı 7'si hücum olmak üzere 15
ribaund 1 top çalma 1 de blokla çılgın attı. JVG maçı izlediyse kafasını kumun
altına mı yoksa bel altına mı sokmuştur orası muamma. Batıda haftanın oyuncusu,
erken Mvp adayımız T Mac yine kötü bir yüzdeyle ama bu sefer fazla zorlamayarak
12 sayı attı, bunun yanında 6 asist 9 ribaund yaparak takıma çalıştı
diyebiliriz. Takımımızın ilk hafta itibariyle 3. silahı haline gelen Mikey'se
yine 13 sayıyla ritüelini bozmadı. Spurs'teyse maç öncesi Rafer sağ olsun bize
tecavüz edeceğine kesin gözüyle baktığımız Tony Parker 21 sayı attı ama pek
etkili olamadı, Obi van Ginobili benchten gelerek bize biraz heyecan yaratsa da
gece Yao'nun gecesiydi. Yao sezonun en iyi oyununu oynadı ve maçı 28 sayı 13
ribaund 6 asist 3 blok gibi istatistiklerle maçı tamamladı. Duncan ise
kayıptı...
Sonuç olarak
gayet iyi bir hafta geçirdik diyebiliriz. Biraz daha düzgün oynasak 5-0 gibi bir
yüzdeyle başlayabilir, umut üstüne umut katabilirdik olmadı sağlık olsun. T-Mac
ve Yao böyle devam etsin, Mikey, Bonzi benchten katkıları sürdürsün, Scola biraz
daha dikkat etsin, Rafer artık ya aklını başına toplasın yada evinin yolunu
tutsun, Francis vücut yapsın rotasyona girsin, Shane'imiz Battier'imiz de
güllelerine kaldığı yerden devam etsin diyor ve gelecek haftanın daha da iyi
olmasını dileyerek sizlere veda ediyoruz, vay anasını sayın Rocket severler...
Emir Çağan
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|