
Merhabalar sevgili RoxTurk okurları. Uzun zaman sonra yeni yazım ile
karşınızdayım... Sezon başlamadan önce son provalar bitti ve artık hepimiz
sezonun başlangıç maçı olan L.A. Lakers maçını bekliyoruz. Ancak ondan önce son
bir kez Pre-Season'ı değerlendirmek, geçtiğimiz yıl ile kıyaslamak istedim...
Hadi bakalım keyifle okuyacağınızı umuyorum...
Evvela bu yazımın başında off-season hamlelerimizi anlatma
gibi bir niyetim yok, uzun bir yazı da yazmak için kasmayacağım. Sadece Pre-Season
sürecini anlatıp, değerlendirip çıkacağım... Pre-Season hatırlayacağınız üzere
belalımız Hornets maçı ile start almıştı ve biz o maçı çok iyi götürürken
2. yarı kontrolü rakibe verip kaybetmiş, "amaaan Allah'ın Hornets'i nolcak
yendilerse hem Pre-Season" diyerek geçiştirmiştik. Daha sonraki 3 maçı kazanıp "heh
toparlandık biraz, işte Rockets bu" dedik daha sonra da 3 maç üst üste
kaybedince de "n'oluyoz lan, Rockets'ım şaka mı yoksa bu" diyebildik sadece...
Pre-Season boyunca yeni koç Rick Adelman pek çok oyuncuyu deneme fırsatı
bulmuş fırsatını iyi değerlendirenleri rotasyona katmış, eli iş görmeyenlere ise
yolu göstermişti... Pre-Season boyunca 2 maçta yer alan ve 27 dakika formasını
ıslak tutabilen Mike Harris kapıyı arkadan gören ilk isim olmuştu
hatırlayacağınız üzere. İlk olarak ondan başlayalım isterseniz...
Mike Harris
forma süresi bulduğu ilk dakikadan benim tarafımdan "kim yau bu?" diyerek
karşılanmıştı fakat oynadığı süre boyunca kendisi ekstra bir performans
göstermiş ve benim gözüme girmişti. Ancak tabi önemli olan benim gözüm değil
Rick Adelman'ın gözü idi ve Mike Harris Rick Adelman'ın gözünün yakınlarında
bile dolaşamamış olacak ki ilk kapıyı arkadan gören isim olmuştu. Mike Harris
%66.7 (4-6) şut yüzdesi %100 serbest atış yüzdesi (2-2) 6 ribaund ortalamaları
ile oynadığı Pre-Season'da bu yaptıkları Rick Adelman için yeterli görülmemişti
ve ilk 2 maçın ardından bir daha da benchte oturmaktan başka bir işe de
yaramamıştı.
Biz Roketlerin en merakla beklediği "e hadi oynat şunu hoca"
dediğimiz isim ise şüphesiz Luis Peron ıı pardon Luis Scola idi...
Luis Scola takımın formasını sırtına geçirip oynadığı ilk dakikada T.
Chandler'dan topu çalışı, hücuma koşup sayısını da kolayca atışı ile bizleri
hemen galeyana getirmişti ve o an üzerimizde ilk izlenimi iyi bırakmış kendisi
de moral bulmuştu bile... Daha sonra skor bulmakta takımın zorlandığı -bu pek
nadir olsa da- ve Yao'nun kenarda olduğu dakikalarda skor yükünü bile
sırtlayabilmişti... Scola takımda 7 maçta da yer alan 4 isimden biri olmayı
başardı ve takımın da en çok skor üreten 3. ismi idi... Ayrıca Luis Scola maç
başına en çok dakikaya sahip isim de oluvermişti takımdaki hatta Nba'deki ilk
yılında... Her neyse Luis Scola ile ilgili çok da konuşmak istemiyorum zira
Ayın Roketi oldu kendileri ve
o köşede
kendisi ile ilgili bir yazı mevcut. Bizim diğer merakla beklediğimiz isimler
Bonzi Wells, Steve Francis idi ve onlara geçelim hadi bakalım...
Steve
Francis'de L. Scola ile beraber oyunda olduğu ilk dakikada bizlere bir mesaj
göndermişti hatırlarsanız... "ben burdayım, ben bitmedim, hala eskisi gibiyim"
demek istercesine potadan seken topu Hornets'li oyuncunun üstüne çıkarak
smaçlamış ve yine bizi havaya sokan isimlerden olmuştu... Bu arada Franchise'ın
bu smacı da sayılmamıştı onu da dipnot olarak belirtelim... Franchise sorunlu
adam diye anılıyordu fakat biz Roketler Franchise yapmaz öyle şey diyorduk ki
ilk sorunu gün yüzüne çıkmış durumda şu günlerde. Franchise aldığı dakikaların
azlığından şikayet ediyor ve konu hakkında pek fazla bir şey de söyleyemiyordu.
Benim fikrim Franchise'ın aldığı süreleri iyi değerlendirdiği, rotasyonun önemli
bir parçası olabileceği yönünde fakat çoğu kişi 31 dakika süre aldığı -2
uzatmalı idi bu maç- Grizzlies ilk maçında Kyle Lowry'nin ona kurduğu üstünlük
üzerine konuşmayı yeğliyordu. Guard sıkıntısı sezon başından beri açıkça görülen
bir takımda Mike James'i benchte düşünen Rick Adelman onu da benchte düşünecekse
eğer geçen sezonki sıkıntıları aştığımızı da söylememiz oldukça zor olacak ki
geçen sezon play-off'larda genç D-Will'e paspas olan Rafer Alston'a kalacağız
yine demektir bu. Her neyse bu konu başlı başına farklı konu ve esas konumuza
dönelim. Franchise maç başına 18 dakika yer aldı bu pre-season sürecinde ve pek
elle tutulur bir şey de yapamadı bu aldığı süreler zarfında.
Geçen sezon büyük
umutlarla Free Agent piyasasından takıma dahil ettiğimiz ancak hiç bir şekilde
verim alamadığımız Bonzi Wells ise bu Pre-Season sürecinde yine
dikkatleri üzerine çekmeyi başaran isimdi. Bonzi Wells oynadığı 6 maç boyunca
%75 (evet evet hata yok %75) ile 3 sayılık atış sokmuş ve Luther Head'i
bile bu kategoride ezmiş durumdaydı. Bonzi ayrıca %51 ile de şut kullanmış ve
8.8 sayı ortalaması tutturarak "rotasyonda ben de varım" mesajını tüm Roketlere
iletmiş durumdaydı.
L. Head ise yine her zamanki standartlarında oynamış
ve yine benchten yapacağı katkılarla takıma fayda sağlayacağını göstermişti bu
süreçte. Bu isimler dışında dikkatleri çeken yahut ekstra performans gösteren
ismin olmadığı Pre-Season sürecinde takım olarak maç başına 101 sayı attık (JVG'ye
selamlar) ve 93 sayıyı potamızda gördük (Jeff baba kurtar bizi :) ) Geçtiğimiz
sezon Jeff Van Gundy önderliğindeki Pre-Season'da bu sayılar ise 91-82 idi. Ve
derecemiz de 5-2 idi. Yine de takım için daha uygun olan Rick Adelman sisteminin
takıma daha faydalı olacağı konusunda çoğu Rockets takipçisi hem fikir. Son
olarak yazıyı yazdığım şu günün önemi de büyük ve tüm Türk ulusunun Cumhuriyet
Bayramını kutluyor ve yazımı noktalıyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Hoşça kalın....
Pre-Season 2007'nin "En"leri:
En çok süre alan: Luis Scola
En çok şut kullanan: Yao Ming
En çok 3 sayılık şut kullanan: Shane Battier
En çok serbest atış kullanan: Yao Ming
En çok ribaund alan: Luis Scola
En çok asist yapan: Rafer Alston
En çok top çalan: Chuck Hayes
En çok blok yapan: Yao Ming
En çok top kaybı yapan: Luis Scola
En çok faul yapan: Luis Scola
En fazla sayı atan: Yao Ming
Kıvanç Yanar
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|